31 Ekim 2006 Salı

Media Markt İstanbulda

Alman elektronik zinciri Media Markt, İstanbul ve Ankara'da mağaza açacak. Metro AG'nin çoğunluk hissesine sahip olduğu Media Saturn Corporate Group, 13 Avrupa ülkesinde 600 mağaza işletiyor.

Media Markt'in "Pazarlama Yönetimi" açısından dikkatimizi çeken en önemli özelliği, Her bir genel müdürün aynı zamanda kendi mağazasının hissedarı olması ve sunulan ürünlerin yanı sıra fiyatlandırılmalarından, personelden ve pazarlamada bireysel davranabilme özgürlüğü. Bu özellik her bir mağazayı daha da rekabetçi yapabiliyor.



28 Ekim 2006 Cumartesi

Motorola Cep Telefonu Otomatı

Motorola, Tüketicilerin cep telefonu ve aksesuar ihtiyaçlarını hızlı ve kolay bir şekilde giderebilmeleri için INSTANTMOTO adını verdiği yeni satış otomatlarını, Kasım ayından itibaren Amerika’da alışveriş merkezleri ve havaalanlarında, yaklaşık 20 noktada kullanıma sunacak.
Motorola’nın, mobil perakende kültürünü yenilikçi bakış açısıyla geliştirdiğini ve bu uygulamanın Motorola’nın perakende stratejisinin sıra dışı bir yansıması olduğunu görmekteyiz.
Özellikle Yenilikçi çalışmaların bir iki ana örnekten sonra çoğalma eğilimi, toplum ve diğer üreticiler açısından kabul edilme eğilimi, bize kısa sürede Ülkemizdede benzer çalışmaları göreceğimiz intibası bırakıyor.
Kişisel olarak Ölçümlemek istediğim diğer bir noktada, herhangibir üründe veya sunumunda yapılan yeniliğin ülkemize ne kadar zama sonra benzer örneklerin geleceğidir. Bu satış kanalı Bu tip bir üründe Kasım 2006'da ABD'de uygulanacak, Türkiyede benzer ürünlerde kullanılmaya başlandığında, bu zamanıda ölçebileceğiz.

27 Ekim 2006 Cuma

İş Modeli

Yeni Ekonomide, iş modellerinin değişimi hakkında ilgi çekici bir diagrama rasladım.
Son dönemlerde, iş modellerinde yaşanan bu değişimi, yeni ve farklı konular olarak, sektörel dergilerde ve gazetelerde görüyoruz. CRM, Müşteri İlişkileri Yönetimi, E-Ticaret gibi. 21.yüzyılın iş modeli olarak lanse edilen bu modelinde, bir üst modeli kısa sürede ortaya çıkacaktır. Özellikle kriz ekonomisini, gün geçtikçe daha iyi yöneten Türkiyede, alternatif ve daha iyi modeller üretilecektir. Hatta bence pratikte uygulanan ama daha gözükmeyen modeller ülkemizde bulunduğuna inanıyorum.

26 Ekim 2006 Perşembe

Talep Oluşturma Modeli


Sattığımız ürüne nasıl talep oluşturabiliriz?, Klasik CRM Müşteri İlişkileri işin neresinde?, Satış Kanallarını nasıl daha efektif kullanabiliriz? Bütün bu soruları daha iyi cevaplayabilmek için bütünü görmek, yararlı olacaktır. Ekte sözünü ettiğim bütünü en iyi açıkladığını düşündüğüm şemayı bulabilirsiniz. Eğer resimin üzerine tıkladığınızda daha büyük açılmaz ve/veya daha büyük incelemek isterseniz linki tıklayarak bana mail atabilirsiniz.

Satış Nedir?


Internette gezinirken vikipedi'de satış'ın tanımına rasladım. Özellikle, Müşteri ilişkileri ile satışı bağdaştırmayan birçok örnek yaşadığımız, günümüzde, vikipedi'deki tanım tam bir cevap niteliğinde,

Satış ve Pazarlama, şirketlerin temel fonskiyonlarından biridir. Satış temel olarak üç kategoriye ayrılır:
1. prospecting: Ürünü satın alma potansiyeli olan müşterilerle iletişim.
2. developing : Müşteri analizinin yapılması, kişisel iletişimin kuvvetlendirilmesi.
3. closing: Müşterinin ürünü denemeye ikna edilmesi.


Linki http://tr.wikipedia.org/wiki/Satış

17 Ekim 2006 Salı

E-Ticaret Pazar Büyüklüğü 4.2 milyon YTL (Haziran'06 içinde)


Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre Türkiyede kredi kartı harcamaları, 2006 yılı Haziran ay içinde 8.7 milyar YTL oldu. Bunun % 7.32'sini de internet ve telefonla yapılan siparişler oluşturdu. Bankalararası Kart Merkezi, E-ticaret konusuna EFT ve İnternetten yapılan banka ödemeleri gibi ödeme sistemlerinide dahil ettiğinden, Genel anlamada E-Ticaret'e bakış açısı farklı. Aynı ay kredi kartları ile 116 milyon YTL'lik alışveriş yapılırken bunun (sadece 2006 Haziran ayında) 4.2 milyon YTL'si internet ve telefonla sipariş yoluyla gerçekleşti.

BKM verilerine göre kredi kartlarının aylık kullanım ortalaması 3.85. Yani toplam 31.2 milyon adet olan kredi kartından her kart ayda ortalama 4 kez kullanılıyor. Kart başına ortalama alışveriş tutarı ise 77.85 YTL.

16 Ekim 2006 Pazartesi

INTERNET SPONSORLUGU ve MARKA SADAKATI ILISKISI

Internet Sponsorluğu kavramının henüz Tükiyede ölçümlenmiş bir sonucu bulunmamaktadır. Bu konuda referans değer yine Amerkadan IAB Interaktif Reklamcılık Bürosunun önderliğinde yapılan Forum'da, IAB/ Volvo/ Euro RSCG işbirliğinde gerçekleştirilen "İnternette Sponsorluk Etkisi" araştırma sonuçlarında görebiliyoruz.

Araştırma, Next Century Media araştırma şirketi tarafından Volvo Cars (Kuzey Amerika bölgesi) için yapıldı. Araştırma; hem internet sponsorluğunun marka değeri açısından irdelenmesi hem de "exclusive" internet sponsorluğu (sayfada sadece sponsor markaya ait reklamın olması) ile "shared" internet sponsorluğunun (sayfada birden fazla reklamın olması) karşılaştırılmasını kapsıyor. Araştırma örneklemi 1514 kişi; bu denek sayısının yarısı Volvo'nun internette yaptığı sponsorluk reklamlarını görmüş olanlardan oluşuyor.

Özetle, araştırma verilerine göre; "exclusive" internet sponsorluğu, "shared" internet sponsorluğuna göre markayı daha çok ön plana çıkarıyor hatta markayı tercih etme ve satın alma niyetini pozitif yönde etkiliyor. Bu araştırmaya konu olan şirketin CRM ve E-İş Müdürü Phil Bienert'in yorumu, interaktif pazarlama sayesinde çok önemli sonuçlar elde edildiğini belirtiyor: "Volvo, kendini bugünün dünyasında yaşayan tüketicilerle sürekli iletişim kurmaya adadı; 1994 yılında ilk otomotiv web sitesini kurmaktan, 2000 yılında ilk dijital araba lansmanına (S60 - AOL aracılığıyla) kadar ve bunun gibi daha bir çok online girişim".

Bu örnekte, bize Türkiyeye farklı gelen başka bir kavram daha var. Bu araştırma bir E-İş süreci sonucunda geliştirilmiş. Yani Marka Sadakatini Internet Sponsorluğunda araştırılan Volvo'nun CRM'e ve E-Ticarete ciddi yatırım yaptığı gözüküyor. Volvo'nun CRM'i SAP tarafından yapılmış. E-İş için kullandığı İçerik Yönetimi ise güçlü. Buradan çıkan sonuç, 2000'li yılların güçlü Satış Kanalı olan E-İş ve en önemli aracı olan CRM'in içi doldurulmuş ve çok verimli yönetilmiş. Bu araçları kullanmadan, Marka Sadakati, yüksek satış ciroları gibi sonuçlara ulaşılmasını zor görüyorum.

Alexander Osterwalder ve Yves Pigneur, ‘’An e-Business Model Ontology For Modeling e-Business’’, 15th Bled Electronic Commerce Conference, e-Reality Constructing the e-Economy, Bled-Slovenia, June 17-19, 2002'den alınan e-iş metodolajisi ve E-Ticarette Müşteri İlişkisi Oluşturma, İyileştirme şemalarını aşağıda bilgilerinize sunuyorum

14 Ekim 2006 Cumartesi

İNNOVASYON KONFERANSI 17 Ekim 2006 İstanbul Tom Peters


Tüm dünyadaki iş adamları ve yöneticiler, önümüzdeki yıllarda kendileri için en önemli "business" konusunun innovasyon olduğunu söylüyorlar. İnnovasyon yani "fark yaratan yenilik" ülkemizdeki her şirketin bu yeni ve kökten değişen iş dünyasında yegane çıkış yolu.

Karlılığı ve büyümeyi yeniden yakalamanın başka yolu yok. Guruların gurusu "Tom Peters'dan", Türkiye'de innovasyonu gerçekleştirip başarılı olanlardan, innovasyonu nasıl hayata geçirebileceğinizin teorisini anlatacak. Kongerans Türkiye Ihracatçı Meclisi TIM, Fedtraining ve TurkishTime sponorluğunda Lütfi Kırdarda.
Tom Peters şu konulara değinecek;
- Bütün bahisler kapandı: İş dünyasındaki dramatik küresel dinamiklerin hızlı bir turu
- Değişen teknolojiler, Çin ve Hindistan'ın yükselişi,
- Şirketlerin karşı karşıya olduğu yeni ve radikal risklerin bir profili,
- Bu koşullar için en uygun ve en elzem kurumsal değişim stratejileri ve taktikleri neler olmalıdır?
- Sürekli olarak uyum sağlayabilen ve her değişime hazır bir kurum haline nasıl gelinir?
- Kurumsal metabolizma, şirketlerin değiştirmesi gereken en önemli şeydir. Nasıl yapılır?
- Değer eğrisinde en tepeye doğru yarış edin. "Oyunun kurallarını değiştiren çözümler"e odaklanın, "hizmetlere" değil! Müşteriler için yaratacağınız "deneyimlere" odaklanın, "işlemlere" değil.
- Yüksek katma-değer için olgun ve büyük "yeni" pazarları hedefleyin: Kadınlar, yeni para.
Tom Peters 1942 yılında doğdu. Cornell Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Stanford Üniversitesi’nde yönetim bilimi alanında master yaptı. Bir süre ABD Savunma Bakanlığı’nda ve Bütçe Bakanlığı’nda çalıştı. Daha sonra ünlü McKinsey yönetim danışmanlığı firmasında danışman olarak bulundu.

Yaşayan yönetim düşünürlerinden belki de en popüler bir kimliğe sahip olanı Tom Peters’dir. Peters, Deming ve Juran gibi yönetim düşünürlerinden oldukça farklı olarak çalışmalarında, akademik üslup dışında daha rahat bir ifade ile görüşlerini açıklamaktadır.

Tom Peters’in kitapları tüm dünyada diğer yönetim düşünürlerinden çok daha fazla sattı. Başlıca kitapları şunlar:

- A Passion For Excellence (1985 yılında Nancy Austin ile beraber),
- Thriving on Chaos (1987),
- Liberation Management (1992 yılında doksanlı yılların en iyi yönetim kitabı seçilmiş),
- The Tom Peters Seminar: Crazy Times Call for Crazy Organizations (1993),
- The Pursuit of WOW! (1994),
- The Circle of Innovation: You Can’t Shrink Your Way To Greatness (1997),
- 1999 yılında “Reinveinting Work” adı altında hazırladığı seri: The Brand You50,The Project50 ve The Professional Service Firm50. Bunlardan ilki Türkçe’de “Kendinizi Markalaştırmanın 50 Yolu” ismiyle yayınlandı.
- 2003 yılında Tom Peters, “Re-Imagine: Business Excellence in a Disruptive Age” adlı kısa zamanda uluslararası en çok satanlar listesinin bir numarası haline gelen devrimci kitabı yayımladı. Kitap Türkçe’de “İşinizi Yeniden Yaratın: İş Hayatında Mükemmeli Yakalama” ismiyle yayınlandı. Peters’ın en son yayını onun ana fikirlerini ortaya koyan “Tom Peters’ Essentials” adlı dört kitaplık bir seridir: Trends, Leadership, Design, Talent.

Tom Peters, “mükemmel organizasyon” konseptinin yönetim biliminde önem kazanmasında oldukça etkili oldu. Kitaplarında mükemmel bir organizasyonun sahip olması gereken başlıca özellikleri şu şekilde sıralamaktadır:

Dinamik, müşteri odaklı, müteşebbis ruhu yüksek, insan odaklı, sosyal sorumluluğa önem veren, yalın, yenilikçi, ortaklık kültürü varolan, değişim yanlısı, vizyonu olan ve bu vizyonu çalışanlarıyla paylaşan, performans değerlendirme ve ölçmeye önem veren...


PETERS: KALİTE DEVRİMİ İÇİN...

Tom Peters “kalite devrimi” için organizasyonda şu ilkelerin bulunması gerektiğini belirtmektedir:

1. Yönetimin kalite konusundaki inanç ve kararlılığı. Kalite devrimi için yönetimin kalitenin geliştirilmesine inanması ve bu konuda kararlı olması gerekir.
2. Kalite konusundaki heyecan. Kalite konusunda bir heyecan ve arzunun olmadığı bir organizasyonda başarısızlık söz konusu olur.
3. Kalitenin ölçülmesi. Organizasyonda kalitenin ölçülmesine yönelik uygulamalar yapılmalıdır.
4. Kalitenin ödüllendirilmesi. Organizasyon içerisinde kalite geliştirilmesine yönelik ödüllerin mevcut olması daha fazla çalışmayı teşvik eder.
5. Kalite konusunda çalışanların eğitimi. Kalite geliştirilmesine yönelik yoğun eğitim programlarının uygulanması kaliteyi artırır.
6. Multi-fonksiyonel çalışma grupları oluşturulması. Organizasyon içerisinde çeşitli fonksiyonlara yönelik çalışma grupları oluşturulmalıdır.
7. ‘Bir tek adım bile başarıdır’ inancının yaygınlaştırılması. Organizasyonda en küçük bir yenilik ve değişikliğin bile önemli olduğunun çalışanlar tarafından anlaşılması sağlanmalıdır.
8. Yeniliklere açık olunması. Kalite konusunda yeni fikir ve yaklaşımların benimsenmesi yeni başarıları beraberinde getirir.
9. Kalite geliştirmeye yönelik paralel organizasyon yapısının oluşturulması. Organizasyon içerisinde kalitenin geliştirilmesinde başarı sağlanması için ‘gölge kalite çalışma grupları’ oluşturulmalıdır.
10. Kalite amacına herkesin katılması. Kalite planlaması; tedarikçileri, müşterileri ve dağıtımcıları kapsayan bir süreçtir.
11. Kalite yükselirse, maliyetler azalır. Maliyet azaltmanın temel yollarından birisi kalite geliştirmedir. Organizasyonda dizayn, süreç ve işlemlerin basitleştirilmesi başarı için itici bir güçtür.
12. Kalite hiçbir zaman sona ermeyecek bir seyahattir. Bir malın kalitesi daima görelidir. Kalite geliştirilmesi için daima çalışmak gereklidir.

13 Ekim 2006 Cuma

E-Ticarette Ödeme Yöntemleri


Elektronik ticaret için alıcı ve satıcıların güvenli, güvenilir ve kolay değer transferi sağlamalarına olanak sağlayacak araçların sağlanması hayati önem taşımaktadır. İnternet üzerinden ticari işlem yapan partilerin (alıcı, satıcı ve aracılar) fiziksel olarak birbirlerinden uzak ve çoğu zaman farklı ülkelerde olmalarının yol açtığı güvensizlik, geleneksel ticarette bile henüz tam anlamıyla çözülmeyen birçok sorunun elektronik ticaret için çözülmesi talebini hayati hale getirmektedir. Elektronik ticaretle ilgili yapılan araştırmalar e-ticarette en büyük sorunun tarafların birbirlerinin kimlikleri ve yetkilerini kontrol etmekte yaşadıkları zorluk olduğunu ortaya çıkarmıştır. Oyuncuların iddia ettikleri kişiler olduklarını kanıtlamalarının dışında aynı zamanda kendi yetkilerine uygun davranıp davranmadıklarının kontrolü de gereklidir.

Alıcı, satıcı ve aracıların iddia ettikleri kişiler olduklarını kanıtlamaları gerçek hayatta karşılıklı kimlik ibrazıyla elektronik ortamda ise dijital sertifikalar yardımıyla yapılmaktadır. Ancak dijital sertifikaların kullanımı,dağıtımı ve bakımı ile ilgili zorlukların dışında sertifikaların mobilitelesinin henüz sağlanamaması kullanımının yaygınlaşmasını önlemiştir. Tüm çalışmalara karşın sertifikaların mobilitesinin ve böylece kullanım kolaylığının sağlanması ancak smart kartlarla çözülebilecek gibi görünüyor. Ancak smart kart okuyucularının önümüzdeki 3-4 seneden önce yaygınlaşmasının beklenmemesi şimdilik başka çözümler üretilmeye çalışılmasına neden olmaktadır.
Kredi kartları yaygın kullanımı, olgunlaşmış standartları ve online işleme olanak tanıyan altyapısı sayesinde işletmeden tüketiciye elektronik ticaret için var olan ödeme yöntemleri arasında en uygun çözümdür. Alıcının yetkisine uygun (limitleri dahilinde) işlem yapıp yapmadığının gerçek zamanlı kontrolü online provizyon talebiyle yapılmakta ve ödeme güvenilir bir parti (banka) tarafından garanti edilmektedir. İnternet üzerinden yapılan alışverişlerin güvenliği ile ilgili kaygılar finansal bilginin (kredi kartı numarası vb) açık bir ağ olan internet üzerinde transfer edilirken istenmeyen kişilerce ele geçirilmesi ve tarafların birbirlerinin kimliklerini kontrol edememeleri nedeniyle oluşan problemlerden kaynaklanmaktadır.
Bilginin internet üzerinde 2 nokta arasında transfer edilirken çalınması riski telefonda iletilmesi sırasında telefonu dinleyen biri tarafından çalınması riskinden fazla değildir. Ayrıca bu risk bilginin internet üzerinden şifrelenmiş olarak transfer edilmesini sağlayan şifreleme teknolojileri (SSL vb.) kullanılarak çözülmüş, sorun olmaktan çıkmıştır. Asıl risk kart sahibinin kimliğinin kontrolünün yapılamamasından kaynaklanmaktadır. Aslında fiziki olarak kredi kartının POS cihazından geçmesini gerektirmeyen işlemler ki bunlar telefon/mail order ve internet işlemleridir, kart sahibinden başkalarının da bir kaç bilgiye sahip olmaları durumunda alışveriş yapabilmelerine olanak tanıdığından risk içermektedir.
Sadece kredi kartı numarası ve son kullanma tarihi bilgileri alışveriş için yeterlidir. Örneğin bir gazeteye ilan verilmek istendiğinde telefonda kart numarası ve son kullanma tarihi bilgilerini vererek ödeme yapabilmektedir. Bu nedenle birçok kart sahibi tedirgin olmakta ve haklı olarak ihtiyaçları olduğu halde bu tür işlemlere soğuk bakmaktadırlar. Tabi bu noktada şunu da belirtmekte yarar var: Kredi kartı sahipleri tümden korunmasız değil, yani işleme her zaman itiraz edebilirler. Ancak uzun araştırmalar, bir yığın baş ağrıtıcı işlemleri göze almak kaydıyla. Burada unutulmaması gereken nokta internet işlemlerinin mail order işlemlerinden daha güvensiz olmadığıdır. Bu konuyla ilgili olarak bankaların ilgili birimleri hizmet vermektedir.

11 Ekim 2006 Çarşamba

E-Ticarette Güvenlik SSL


SSL (Secure Socket Layer)
1-) TCP/IP protokolu üzerinde çalisir.
2-) Sunucu ile tarayıcı arasında bilgi akışını korur.
3-) Üçüncü şahısların eline geçtiğinde tarafların haberi olur.

SSL in Tarihçesi

1-) 1994 yilinda Netscape
2-) CommerceNet S-HTTP
3-) SSL 1, SSL2.0,SSL3.0
4-) 1996 yilinda Microsoft PCT


SSL üç temel tipte guvenlik saglar.
1-) Server authentication,
2-) Encryption ile gizlilik saglama,
3-) Verilerin bütünlüğü.


SSL in Bazı Özellikleri

1-) Bilgi sadece dogru adreste deşifre edilir.
2-) Her iki tarafta asıllama yapılır.
3-) Bilgisayarlarin birbirini tanıması açık anahtar tekniğiyle yapilir.
4-) SSL protokolunde 40 bit ve 128 bit sifreleme kullanilir.

5-) SSL ulasim (transport) katmanında yer alır.
6-) Esnektir ve protol bagimsizligi saglar.
7-) SSL, simetrik sifreleme algoritmasi, mesaj ozu fonksiyonu ve kimlik tanimlamasi seciminde esnektir.
8-) SSL veriyi sikistirmayi dahili olarak destekler.


SSL İşlemleri
1-) İstemci (örnekte browser) sunucu portuna bir bağlantı açarak 'ClientHello' mesajı gönderir.
2-) Sunucu 'ServerHello' mesajı ile cevap verir.
3-) Sunucu sertifikasını gönderir.
4-) Sunucu istemci sertifikası isteği gönderir (seçime bağlı).
5-) İstemci sertifikasını gönderir (seçime bağlı).
6-) İstemci 'ClientKeyExchange' mesajı gönderir.

7-) İstemci 'CertificateVerify' mesajı gönderir (seçime bağlı).
8-) Hem istemci hemde sunucu 'ChangeCipherSpec' mesajı gönderir.
9-) Hem istemci hemde sunucu 'finished' mesajı gönderir.

9 Ekim 2006 Pazartesi

E-Marketing


ABD Internet Kurulu‘nun 2000 yılında hazırladığı rapora göre 2005 yılı için tahmin edilen dünya Internet kullanıcı sayısı 1 milyar 240 Milyon (Dünya Nufusunun 1/6'sı) . Türkiye'de ADSL abone sayısının 1 milyondan fazla olduğu, ve şirketler düşünülür ise yalnızca ADSL kullanarak Internete erişenler 4 milyondan fazladır. ADSL dışındaki bağlantı yöntemleride hesaba katılırsa bu rakam bir kaç milyon daha artacaktır.
Televizyon kitlelere erişmek için en önemli iletişim araçlarından biri olarak kabul edilir, yakın gelecekte Internet Televizyonun bu tahtını elinden alacak, hatta belki Televizyon Internetin bir parçası olacak, evlerdeki televizyonlar yerini Internet erişimli bilgisayarlara bırakacak. (5 sene önce ulusal kanalları bile Internetten izlemek mümkün olmazken günümüzde yerel televizyonlar bile Internetten canlı yayın yapmaya başladılar.) Televizyon’un bir tamamlayıcısı olan gazeteleri Internet üzerinden okumaya başladık bile. Interneti pazarlama mecrası olarak cazip kılan yalnızca büyük kitlelere ulaşılabilecek bir kanal olması değil, Internet üzerinden yürütülen pazarlama faliyetlerinin başlıca avantajları;
1-) Diğer kanallarda olduğu gibi coğrafi sınırları yoktur
2-) Penetrasyonu artırır
3-) Hedef kitleye ulaşımı kolaylaştırır
4-) E-Pazarlama’nın maliyetleri diğer kanallara göre çok daha azdır
5-) Geleneksel Satış kanallarına ek olarak Internetten direk satış yapan firmalar gün geçtikçe cirolarını yükseltmektedir.

4 Ekim 2006 Çarşamba

E-Business'in Satiş Kanallari Arasindaki Yeri


Üniversitelerdeki derslerde, 1970 yıllarındaki Faks satıcılarını anlatılırdı. Benzer bir örneği 1993'lerde özel ilanlarla aranan Cep Telefonu satıcılarının, zor şartlarda Cep telefonu satışı yapmalarına şahit olmuştum. 1970 Faks pazarının, 1985 Bilgisayar pazarının, 1993 Cep Telefonu pazarının başlangıç yıllarıydı. Yıl 2006 herkesin elinde Cep Telefonu, Evinde Desktop, Yanınada Notebook, (faks çoktan modem ile bütünleşmiş ve default bir özelliğe dönüşmüş durumda)

2006 yılı, E-Ticaret gibi bir çok pazarın giriş seviyesinden gelişme seviyesine geçtiği bir dönem. Tahminimce birçok şirketin mevcut satış kanallarının yanında, destekleyici, tümleşik yapıda hak ettiği yeri 2010 a kadar alacaktır.

Girişimciler için 8 Adımda İş Planı

Girişimciler için 8 Adımda İş Planı