Fortune Türkiye Dergisi tarafından açıklanan ve 2008 yılının en büyük 500 şirketi araştırmasına göre, en büyük şirketlerin toplam net karı ortalama yüzde 35,5 düşerken, 142 şirket bilançosuna zarar yazdı.
FORTUNE TÜRKİYE İLK 500 ŞİRKETİN TOPLAMI, ABD'Lİ CHEVRON FİRMASININ SATIŞ CİROSU KADAR
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Ekonomi, Türkiyeilginç ve yaratıcı reklamlar: Internette dolaşırken rastladığım ilginç veyaratıcı reklamlar 


Şirketler, değişken döviz kurlarıyla birlikte azalan talebin ve daralan kredi piyasasının baskısı altında. Bu dönemde anahtar rol. Tüketicilerin beklentilerini iyi analiz etmek. Zor olan nasıl olacağı. Etkin kulllanılan CRM'lerin sağladığı iyileştirme hiç azımsanmayacak oranlarda.
Genel bir teorem vardır; İşletmenin evriminde, ilk aşamada ufak olan işletme, her zaman müşteri ilişkileriyle ilgili olmuştur (adları bilmek, tercihleri bilmek ve müşterilerin yeniden gelmelerini sağlayan dostça hizmet sunmak). Ancak işletme büyüdükçe, her bir müşteriyle kişisel düzeyde ilgilenme becerisi daha zorlayıcı hale gelir. İşletme sahibi işlemlerle daha çok, müşterilerle daha az ilgilenebilir. Yöneticiler çalışan sorunlarının ele alınmasına daha çok zaman ayırırken, müşterilerle etkileşime daha az zaman ayırır.
Yaşadığımız kriz ortamında, yapılacak en iyi aktivite, Müşteriyi / Bayiyi yeniden tanımaktır. Bu size işi kişisellerştirmenizi sağlar.
Companies, variable exchange rates with a decreasing demand and the credit market, while under pressure. Key role in this period. To analyze the expectations of the consumer good. How difficult it is. No improvement is used to provide active CRM ratios can not be underestimated.
There is a general theorem; Operation evolution, the first stage is a small business, always has been about customer relationships (the names to know, to know the preferences of customers and bring them again to offer the friendly service). As the business grew, however, each client the ability to deal with the individual level becomes more challenging. Business owners in the process more, customers can be less interested. Managers work more time to address the problem, while taking less time to interact with customers.
Living in the crisis environment, the best activity, the Customer / Dealer is recognized again. This will help you make your personal business.
Kriz nasıl başladı, Türkiye'ye nasıl ulaştı
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Ekonomi, Pazarlama Yönetimi, TürkiyeGeçtiğimiz yılın yaz aylarında Amerikan konut kredileri (mortgage) ve vasıfsız kredi (subprime credit) piyasalarında başgösteren “çalkantılar”, gittikçe şiddetlenen salınımlar halinde “küresel bir krize” dönüştü. O günlerden bu yana, Amerika’da Bear Sterns, İngiltere’de Northern Rock bankalarının 2008’in bahar aylarındaki kurtarma operasyonlarını Freddie Mac ve Fannie Mae adlı sigorta/yatırım şirketlerinin fon idaresinin kamulaştırılması izledi. Söz konusu müdahalenin bedeli 5 trilyon dolar olarak ölçülmekteydi. Tam düzlüğe çıkılmış, borsalar “krizi atlattık” sloganlarıyla coşku içerisine sürüklenmişken, bu sefer de 150 yıllık yatırım şirketi Lehman Brothers ve Merryl Lynch’in iflası haberleri ortalığı alt üst etti
Eylül ayının ortasında Lehman Brothers'ın iflasıyla şiddetlenen küresel ekonomik kriz Türkiye'yi ilk kez ekim ayında ciddi bir şekilde etkilemeye başlamıştı. Krizin ilk sinyali ekim ayında uzun bir dönem sonra ilk kez yüzde 1.87 oranında gerileyen ihracattan geldi. Türkiye ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle eylül ayında işsizlik oranı bir puan artarak yüzde 10.3'e çıkarken işsiz sayısı da 295 bin kişi artışla 2 milyon 548 bine çıktı. Ekim ayı ise küresel krizin ilk etkilerinin hissedildiği ay olması itibarıyla özel bir önem taşıyor. Uzmanlar işten çıkarmaların kasım ve aralık aylarında yoğunlaştığına dikkat çekerek, işsizlikteki asıl sıçramanın kasım ve aralık aylarında yaşanacağını vurguluyor. Daha önce açıklanan sanayide kapasite kullanım verileri bu istatistiğin derlendiği 1991 yılından bu yana en düşük seviyeye inerek alarm vermişti. İhracatın da kasım ayında yüzde 22, aralık ayında ise yüzde 25 düşmesi dış pazarda da talebin durduğunu göstermesi açısından önem taşıyor..
Bu geri dönüşler bana, aşağıdaki çok bilinen fıkrayı hatırlattı.
Adamın biri lokantanın camında şöyle bir ilan görür: "İstediğiniz kadar yiyin. Hesabı torununuz ödesin." Adam bedavayı çok sevdiği için merak edip içeri girer.Bir masaya oturup garsonu bekler. Bir süre sonra garson adam yanına gelir. Adam yemek siparişi vermeden önce merakını gidermek için camda yazan ödeme işinin nasıl olduğunu sorar.
Garson açıklama yapar: "Biz bu işi yüzyıldır yapıyoruz efendim. Daha sonra torununuzu buluyoruz ve yediğiniz yemeğin ücretini torununuzdan tahsil ediyoruz." cevabını verir. Garsonun açıklaması adamın hoşuna gider.
Oturduğu masada kendisine bir güzel ziyafet çeker. Masasından kalkmak için doğrulacağı sırada garson yanına gelerek önüne tabak içinde bir fatura bırakır. Adam tabii şaşırır: "Bu fatura nedir yahu, hani hesabı torunum ödeyecekti?" diye sorar. Garson adamın yüzüne gülerek şöyle der: "Efendim, hesabı torununuz ödeyecek. Ama bu dedenizin hesabı!"
Fuarda tüm bayilerimizi, konuk etmek amacı ile davetiyeler ve SMS'ler gönderdik. Zuchex'de yeni lansmanlarını yaptığımız tüm ürünlerin ilgi gördüğünü gözlemledik. Çay demleme ürünlerinde yan-yana formatını Kamelya ile üst üste çay demleyici ile geliştirdik. Süpürge grubunda yeni nesil çevreci ürünler ön planda. A 160 ve S 350 modellerimiz, 10 yıl motor garantili komprasör sistemi ile çalışıyorlar ve 2300 watt'lık elektrik süpürgelerinin emiş gücünü 1600 watt'lık motoru ile sağlaıyabiliyorlar. Bu ürünler ile ilgili olumlu tepkiler aldık. Özellikle S 350 italyan dizaynı ve Alman üretimi. Mürdüm, Kahverengi ve Fildişi olmak üzere farklı renk seçeneklerine sahip. Bu ürünün en önemli özelliği çevreci olması. Fakir Hausgerate'nin yeni trendi çevrecilik üzerine kurulu. Viva çamaşır kurutma makinemiz, kısa sürede çamaşırı kurutuğu ve bir seferde çamaşır makinesinin kapasitesi kadar çamaşırı tek seferde kurutarak, ütülemeye hazır şekilde çözüm ürettiği için, beklenen talebi görüyor. Bu ürünlerimiz dışında Ekmek yapma makinelerimizde de yenilikler var. Bu tip ürünler kişisel sağlık ve hijyen konularındaki avantajları ile ön plana çıkıyor. Bunun dışında hava temizleyicimiz Vigor Plus fuarda sergilediğimiz yeni ürünler arasında. Havadaki partikülleri ve alerjenleri 7 farklı filitresinden geçirerek, havayı temiz şekilde kullanıma sunan, kalabalık ortamlar için önemli bir ürün. 2008 sonunda yine infrared sobalarda iyi bir satış rakkamına ulaşacağız.
Küçük Ev Aletleri Sektörü’nün, 2008 analizini yapar mısınız?
Uzun yıllar piyasada bulunabilen bir firmanın başarısının sırrı nedir?
Ürünün segmentine ve hedeflenen pazarın gelişmekte olup olmadığına göre değişir. Öncelikle ürünü bayiye satıyorsunuz. Bayilerinizin gözünde bir bütünlük oluşturmalısınız. Marka bu bütünlüğün arkasında saklı. Bu bağlamda ürün ikame bir ürün ise, segmenti tamamlıyorsa kara’da çok satmayada bakmazsınız.
Enerji maliyetinin ve ekolojik dengenin alarm verdiği bir dönemde, Fakir Hausgerate olarak, daha çevreci ürünlere girdik. Gelecek beş yılın trendleri Çevre (Ecology) üzerine. Bu ürünler Yüksek enerji verimliliğini, daha az enerji tüketerek sağlıyor. İlk ürünümüz olan Fakir A 160 Eko Power’ın 15 Temmuz’da Türkiye lansmanı, yapıldı.
Fakir Hausgerate Türkiye olarak, pazara yeni ürünler sunmak için ürün geliştirme konusunda tüketici beklentileri doğrultusunda sürekli araştırmalar yapıyoruz. Almanya merkezimiz, Türkiye’deki verileri doğru analiz ediyor ve doğru ürünü üretiyor. Bu yıl ürün gamımıza kattığımız kompurasörlü elektrik süpürgeleri ile enerji tüketiminde daha fazla tasarruf sağlanıyor. Fakir daha az enerji tüketerek daha fazla güç üreten ürünlere yönelmekle, enerji sorununa duyarsız kalmadığını gösteriyor. A 160 bu bağlamda bir dönüm noktası. Ürün, 1600 Watt enerji tüketerek, 2300 Watt Elektrik Süpürgesinin sağladığı emiş gücünü üretiyor.
Perakende Pazarı Kızışıyor.
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Bayi Yönetimi, Pazarlama Yönetimi, Perakende
Markalar, artık, "sadece benim ürünümü satabilirsin, rakip ürünü satamazsın" şartı koyamayacak
Rekabet Kurumunun “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nin geçiş süresi olan bir yılın dolmasıyla, Temmuz ayı itibariyle hakim durumdaki teşebbüsler için yeni dönem başladı.
Bundan sonraki süreçte firmaların sadece kendi ürünlerinin satılmasını şart koşan sözleşmelerin yanı sıra indirim, bedelsiz ürün, kota getirmek gibi uygulamalar da artık yasak.
Dikey anlaşmalara yönelik politikada yeni dönemde, pazar payı yüzde 40'ın üzerinde olan firmaların rekabeti sınırlayıcı dikey anlaşmalarının otomatik olarak muafiyetten yararlanmalarının önüne geçilmiş olacak.
Pazar gücü yüksek ve özellikle hakim durumda olan firmaların rekabeti sınırlayıcı dikey anlaşmalarının yeni dönemde bireysel muafiyet almaları da zorlaşacak veya sadece kısa süreli muafiyetler söz konusu olacak.
Yeni dönemde özellikle pazar payı yüksek olan teşebbüslerin perakende satış noktalarını bağlayan ve sadece kendi ürünlerinin satılmasını şart koşan anlaşmalar yasaklanacak.
Bir başka deyişle hakim durumda olan pazar lideri teşebbüsler satış noktalarına “sadece benim ürünümü sat, rakip satma” şeklinde sözleşmeler dikte edemeyecek. Ancak satış noktaları kendi özgür iradeleriyle zorlama olmaksızın (ben sadece bu firmanın ürününü satarım) diyebilecek.
Bu dönemde firmaların sadece kendi ürünlerinin satılmasını şart koşan sözleşmelerin yasaklanmasının yanında indirim, bedelsiz ürün, kota getirmek gibi fiili münhasırlığa yol açan uygulamalar da yasak olacak.
HANGİ SEKTÖRLER BUNDAN NASIL ETKİLENECEK?
Dikey anlaşmalara yönelik yeni politika döneminden öncelikle haklarında karar alınan bira, yüksek alkollü içkiler, gazlı içecekler, dondurma ve hazır cips pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüsler etkilenecek. Ancak bu teşebbüslerin yanı sıra yüzde 40 pazar payı eşiğinin üzerinde kalan teşebbüsler de artık grup muafiyetinden otomatik olarak yararlanamayacak.
Öte yandan gazlı içecekler ve bira pazarlarında 100 metrekarenin altındaki ve sadece bir firmanın dolabının bulunduğu satış noktalarında, soğutucu dolabının yüzde 20'si satış noktası tarafından serbest alan olarak kullanılabilecek ve satış noktaları diledikleri takdirde rakip içecekleri bu alana koyabilecekler.
Ya da dondurma pazarındaki satış noktalarında birden fazla firmanın soğutucu dolaplarını görülebilecek.
Yeni düzenlemenin özellikle yoğunlaşmanın yüksek olduğu hızlı tüketim ürünlerinin alt pazarlarında, dayanıklı tüketim ürünleri gibi pazarlarda, ilaç, akaryakıt ve telekomünikasyon pazarlarında, etkili olması bekleniyor.
Öte yandan genel olarak rekabetin yoğun olduğu tekstil, konfeksiyon gibi sektörlerin bu düzenlemeden etkilenmeyeceği söylenebilir.
Pazar payı eşiğini aşan teşebbüsler, Rekabet Kanununun ilgili maddesinde belirtilen şartları yerine getirdikleri ölçüde bireysel muafiyetten yararlanabilecek.
SEKTÖRLERE YOL GÖSTEREN KILAVUZ DA ÇIKACAK
Öte yandan Rekabet Kurumu, pazar eşiğinin üzerinde kalan teşebbüsler için yol gösteren bir kılavuz hazırlayarak, teşebbüslerin bu yeni duruma uyumlu olmalarına yardımcı olacak.
Geçen yıl 1 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren tebliğe teşebbüslerin uyum sağlayabilmesi için Kurum tarafından bir yıl geçiş süresi tanınmıştı. Bu süreç 1 Temmuz 2008 tarihinden itibaren sona erdi.
REKABET KURUMU BAŞKANI KALDIRIMCI
Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı konuya ilişkin rekabet kurumu olarak önümüzdeki dönemde mağaza içi rekabetin ve tüketicilerin seçeneklerinin artmasını ve bunlara bağlı olarak da fiyatların düşmesini beklediklerini söyledi.
Rakip ürün satma yasağı başta olmak üzere pazar gücü kaynaklı rekabet sınırlamalarını yasaklayarak, piyasaya girişleri kolaylaştırarak dağıtım sisteminin daha etkin ve verimli bir yapıya dönüşmesinin yolu açılacağını vurgulayan Kaldırımcı “Bu düzenlemeyle kazanan aktörlerinin tüketiciler, KOBİ'ler ve adil rekabet düzeni içinde daha başarılı olmak isteyen teşebbüsler olacağını söyleyebiliriz” dedi.
Reklam ve PR ayrılmaz ikili. Hangi dozda, hangi enstrumanları, hangi notaları çaldığınza bağlı sonuç alıyorsunuz. Konunun en önemli düşürlerinden Al Rise'a göre iki temel varsayımı var, bunlar:
1-İnsanlar basit görüşleri, karmaşık görüşlere tercih ederler
2-İnsanlar yeni bir mesajı, bilgiyi veya markayı, daha önce aynı konulardaki bilgilerine oranla bilir ve hatırlarlar.
Bu varsayımlar altında, Al Rise, Gillette örneğini veriyor. Gillette İletişim Direktörü Michelle Szynal, Sensor ürünlerinin her lansmanından sonra ana araç olarak PR çalışmalarını gerçekleştirdiklerini ve bunu stratejileri haline getirdiklerini belirtiyor. Bu strateji sonucunda reklam çalışmalarına harcanan miktar kadar geri dönüş aldıklarını ve böyle bir maliyeti reklam harcaması olsa asla karşılayamayacaklarını belirtiyor. Reklamda, uygun piyasa koşullarında, %5-6 geri dönüş normal karşılanırken, PR'da benzer bütçelerde %15'lere çıkan geri dönüş yakalanabiliyor. Reklam ve PR (bütünlük kuralına uyularak yapılmış çalışmalarda) beraber etkin kullanılır ise, ortalama %18 gibi bir geri dönüş rakkamına ulaşılmış.
Alan Webber ve Bill Taylor'un sahibi oldukları Fast Company Advance adlı sıradışı yayıcılık şirketi, kelimenin tam anlamıyla "Mor İnek". Alan Webber'a göre yayınlarını Forbes ve Fortune'un sınırlarına taşımanın tek yolu, istekli kişileri bir araya getirmek ve sahip oldukları bilgi ağlarını, okuyucu ile önyargısız paylaşım ortamı sağlamak. Çalışan Ekibe dağıtıkları beyzbol şapkasında şu ibare yazılı "İş Kişisel Birşeydir." Alan Webber çok iyi bir rol modeli. Fast Company çok kısa sürede bloglar ve iyi makalelerin kişilerin birbirlerine göndermesi sonucu büyüdü. Büyük bir ihtimalle, Alan Webber'ın Fast Company'si birkaç yıl içinde Türkiyede Türkçe yayınlanmaya başlar.
Gizli Müsteri çalismasi, müsteriyle kurulan iliski sirasinda personelin ve. süreçlerin, daha önceden belirlenmis standartlara ne derece uyduklarini belirler.
“İş körlüğü” çoğu zaman şirketlerin kendilerini geliştirmek, müşteriye daha iyi hizmet vermek adına aşmaları gereken önemli bir problemdir. İşte bu problemi aşmak için farklı arayışlara giren şirketler gizli müşteri araştırmalarının önemini keşfetmiştir. çünkü gizli müşteri araştırmalarının sunduğu en büyük imkan kendilerini “müşteri gözü”ile görebilmektir. Bu çalışma ile müşterileri firmaların gören gözleri olmaktadır. Bu çalışma size nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı dahası yaptıklarınızın nasıl anlaşıldığını görebilme imkanı sağlar. Bu araştırma metodu müşterinizin gözündeki yerinizi en iyi bilenden yani müşterinizin gözünden gösteriyor. Genel olarak bakıldığında bu çalışmanın yararları olarak:
·Müşteri memnuniyetinde artış
·çalışan performansında artış
·çalışanların müşteriye verdiği önemde artış
·Rakipleri izleyebilme
·Eğitim ihtiyaçlarının etkin şekilde tespiti
·Organizasyon gelirinde artış
·Organizasyon hedeflerine ulaşmada kazanılan hız
·Organizasyon performansının "müşteri gözüyle" ölçülmesi
·Organizasyonun gelişim sürecini izleyebilme gösterilebilir.
Gizli Müşteri araştırması etik ilkelere uygun yapılmalıdır. isten çikarma ve cezalandirmalar için tek gerekçe olarak kullanilmamalidir. Bir Gizli Müsteri çalismasi, müsteriyle kurulan iliski sirasinda personelin ve süreçlerin, daha önceden belirlenmis standartlara ne derece uyduklarini
degerlendirir. Çalismanin amaci bunlari gelistirmek ve müsteri memnuniyetini artirmak olmalidir
Haagen Danz Cafe: Dondurmanın Starbucks'ı Olmayacağız
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Farklılık Pazarlama, Franchise, Perakende, Starbucks
Häagen-Dazs dondurma çeşitlerinin yanı sıra tatlı çeşitlerini sunduğu Türkiye`deki ikinci cafesini İstanbul İstinyePark`ta açtı. Amerikan dondurma markası Haagen-Dazs'ı Türkiye'ye getiren Serra Merzeci, Kanyon'daki 22 metrekarelik kafesinde 7 ayda 1 milyon dolara yaklaşan satış yaptı.
Dondurmanın Starbucks'ı olmak istemiyor. Haagen Dazs, stratejisi gereği 'her yerde olmayı' planlamadığını açıkladı. Haagen Dazs dünyada 'premium' dondurma sektörünün lideri. Dünya bazında yüzde 60'ın üzerinde pazar payı var. Türkiye ise bu sektör Haagen Dazs'la var.
2001 yılından bu yana General Mills adlı Amerikan Gıda devinin yönetiminde olan Häagen-Dazs® bugün 70’den fazla ülkede üst kalite (premium) dondurma satıyor.
Bu açılma, ister istemez, Starbucks'a karşı Kahve Dünyası gibi yapıların, hizmeti daha yüksek çıtaya taşımasına neden olan tatlı rekabet ortamını hatırlatıyor. Mado ile Haagen-Dazs çok yakında, Starbucks-Kahve Dünyasının tatlı rekabetini bize yaşatacakmış gibi.
Perakendede dünyanın en büyüğü olan Wal-Mart’ı analiz ettikten sonra kitaplaştıran gazeteci Charles Fishman, "Wal-Mart Etkisi" konulu konferansta yaptığı konuşmada, İstanbul’da bütün perakendecileri dolaştığını, bir tek Kapalıçarşı’ya gitmediğini belirtmiş
Fishman, ‘Wal–Mart’ın istediği üreticiyi batıracak gücü var ama birçoğunu da zengin etti. kurallarına kendini uydurabilen kazanır’ diyor. Fishman, Türkiye perakende sektörünün lojistikte biraz daha öğrenme ihtiyacı bulunduğunu belirterek, "Wal-Mart Türkiye'ye girerse, dehasını işte bu noktada uygulayacaktır" "Wal-Mart'ın birinci veya ikinci sırada yer almayacaksa Türkiye'ye girmeyi düşünmeyeceğini belirtti.
Wal-Mart'ın Türkiye pazarına girmesi halinde yaşanacak olumlu etkilerden de söz eden Fishman, "Çok sayıda istihdama neden olacak ve de Türk ürünleri satın alacak. Hatta Wal-Mart beğendiği ürünleri yurtdışındaki mağazalarda da satabiliyor. Böylece üreticiler ofis açmadan Çin'de, Meksika'da ürünlerini satabiliyor" diyor.
Wal - Mart'ın ABD'de 31 süpermarket zincirinin iflasına neden olduğunu söyleyen Wal-Mart'ın Türkiye'ye gelmesi halinde, süpermarketlerin kapanmasına neden olacağına inanmıyor. "Ancak zorlanacakları kesin, Wal-Mart, Meksika ve Çin'e gittiğinde tam bir kasırga yarattı. Türkiye için de bir kasırgadan bahsetmek doğru olmaz ancak, mutlaka değişikliklere neden olur" diyor.
Wall-Mart, birimler içinde hızlı hareket edebilen bir yapı. Çok hızlı karar alabiliyor. Fiyat dengesini, iyi analiz ederek, hedef fiyatlar ile Üretici- Tüketici dengesini kuruyor.
Otomotiv pazarındaki daralmayı azaltmak isteyen şirketler kampanyaları yoğunlaştırdı. 11 bin YTL indirim, 15 bin YTL krediye yüzde 0 faiz, 100 bin km uzatılmış garanti ve bin dolar değerinde tek taş pırlanta tüketicilere sunulan fırsatlar arasında.
İşte sizlere kampanya yapan tüm markalar ve avantaj paketleri...
Fiat: Geçen yıl başlattığı Fiat Doblo satın alanlara Opet’ten 12 depo yakıt hediye kampanyası etkili oldu. Ekim ayı boyunca Grande Punto’da 2 bin 250 YTL indirim yapıldı. 2008 planını Linea ve Bravo üzerine oturturdu. Linea’da 15 bin YTL krediye 12 ay sıfır faiz uygulanıyor.
Toyota: Auris, Yaris, Verso, Avensis, RAV4, Hilux ve Hiace modellerinde 2 bin 500 YTL’ye varan takas indirimi sağlanıyor. Bunun yanı sıra 12 bin YTL’ye 12 ay yüzde 0 faiz veya 20 bin YTL’ye 24 ay yüzde 1 faiz gibi çeşitli kredi olanakları sunuluyor.
Suzuki: Grand Vitara’da Ekim ayı sonuna kadar 3 bin 500 YTL indirim uyguladı. Grand Vitara’nın yeni fiyatı dizel versiyon için 69 bin 590 YTL ve 1.9 benzinli motor seçeneği için ise 64 bin 590 YTL olarak belirlendi. Ne yazık ki İstanbul pazarında etkili bir distribütörü olmadığı için İstanbul yollarında çok göremiyoruz.
Subaru: Forester ve Legacy modelleri için bin 500 YTL takas desteği sağlanıyor. Subaru Forester 53 bin 900 YTL’den, Subaru Legacy 64 bin 751 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor.
Alfa Romeo: Alfa Romeo’nun Alfa 159 modeli için Alfa Romeo Finans’tan kredi kullananlar 20 bin YTL’ye 12 ay yüzde 0.89’luk faizden yararlanabiliyor. Bunun yanında 3’üncü yıl veya 100 bin km uzatılmış garanti de hediye ediliyor.
AUDİ: A4’te daha önce opsiyonel olarak sunulan birçok aksesuar artık standart donanım kapsamında. Xenon far, deri döşeme, ön koltuk ısıtma, 6’lı CD değiştirici, hız sabitleme sistemi, park sensörü ile metalik renk standart oldu.
Mitsubishi: Colt’ta 20 bin YTL krediye 12 ay vadeyle yüzde 0 faiz sunuluyor. Ayrıca eski Colt bin 750 YTL, yeni Colt bin 400 YTL, Lancer bin 750 YTL, L300 2 bin YTL, Outlander 4 bin YTL, L200 4X4 bin 500 YTL indirimli satılıyor.
Dacia: Logan MCV’de takas avantajı ile 3 bin 100 YTL’ye varan indirim var. Aracın 5 kişilik versiyonu 20 bin 80 YTL-28 bin 830 YTL, 7 kişiliği ise 24 bin 550 YTL-33 bin 990 YTL arasında satışa sunuluyor.
Renault: Renault Symbol Extreme modelinde 12 bin YTL krediye 12 ay yüzde 0 faiz sunuluyor. Megane Sedan modeli 29 bin 900 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. Renault, müşterilere 1 yıl boyunca İSPARK park yerlerini ücretsiz olarak sunmaya da devam ediyor.
Hyundai: Binek otomobillerde 10 bin YTL’ye varan indirimler, hafif ticari araçlarda da 5 bin 250 YTL’ye varan indirimler uyguluyor. Binek otolarda 10 bin YTL’ye 6 ay yüzde 0 faiz sağlanıyor. Üst segmentte, Temmuz sonuna kadar Jolly Tour'dan 2000.-YTL'lik tatil kampanyası başlattı.
Daihatsu: 2008 model Terios 1.5 lt’de 4 bin YTL’ye varan indirim yapıldı ve fiyatı 37 bin 500 YTL’ye düşürüldü. 2007 model Terios 1.5 lt’nin fiyatı, 5 bin YTL indirimle 36 bin 500 YTL oldu. Sirion da 3 bin 500 YTL indirimle satılıyor.
Chevrolet: Captiva’da ortaya çıkan kur avantajı ile 11 bin YTL’lik kampanya uygulanıyor. Lacetti 22 bin 900 YTL, Aveo Hatcback 19 bin 450 YTL ve Spark 16 bin 751 YTL’ye satılıyor. Rezzo ise 5 bin 865 YTL indirime sahip.
Citroen: 2008 model C4, 29 bin YTL’den başlayan fiyatlar ve 5 bin YTL’ye varan indirimle tüketiciye sunuyor. Hafif ticari araç Berlingo ise 25 bin 878 YTL’den başlayan fiyatlar ve 403 YTL taksitle satılıyor.
Opel: Yollara yeni çıkan Astra Sedan’da 2 bin 500 YTL indirim yapılıyor ve fiyatı 34 bin 385 YTL’den başlıyor. Astra Classic’in fiyatı ise 3 bin YTL düşürüldü, 26 bin 370 YTL oldu. Yeni Corsa’nın fiyatı 26 bin 611 YTL’den başlıyor.
Kia: Kia’nın Türkiye distribütörü Çelik Motor, modellerinde peşin alım indirim yapıyor. Buna göre Cerato 3 bin YTL, Rio 2 bin YTL, Picanto bin YTL indirimli. Kia markalı ticari araçlarda 3 bin YTL’lik damping uygulanıyor.
Ford: Ford Fiesta 2 bin 300 YTL, Fusion 2 bin 600 YTL, Focus 3 bin 200 YTL, Fiesta Van 500 YTL, C-MAX 2 bin YTL, Connect 3 bin YTL, Transit 3 bin 250 YTL ve Ranger 3 bin YTL indirimle satılıyor.
Volkswagen: Volkswagen Binek Araç, Polo’dan Jetta’ya kadar tüm 2008 model otomobillerin dahil olduğu kampanya kapsamında yüzde 6.3’e varan indirim, motor hacmine göre 1.170 YTL’ye varan takas desteği, 60 aya kadar vade ve yüzde 1.49’luk kredi faiz oranı uyguluyor.
Skoda: ”Skoda’nızın değerini koruma günleri “ kapsamında, Skoda sahiplerine Haziran ayı sonuna kadar ücretsiz check-up hizmeti ile parça ve işçilik ücretlerinde yüzde 20 indirim sunuluyor.
Nissan: Nissan, Micra dizel kampanyasında, 3 bin 890 YTL’ye varan indirim veya 20 bin YTL’ye 12 ay yüzde 0 faiz sunuyor. Eylül ayında başlayan ve yoğun ilgi göre “Micra’dan tek taş pırlanta yüzük“ kampanyası da 31 Ekim tarihine kadar uzatıldı. Nisan ayında da tekrar edilmesi bekleniyor
Peugeot: Peugeot’nun kampanyasında 2008 model araçlarda ”şimdi al Mart 2008’de öde“ fırsatı uygulanıyordu. Peugeot 206 modellerinde 4 bin 500 YTL’ye, 307 modellerinde 5 bin 700 YTL’ye, 407 modellerinde 5 bin YTL’ye varan peşin alım indirimleri de var. aynı kampanya Nisan Haziran 2008'de de uygulacak gibi.

Picasso nun bir eserini goren zengin bir bayan picasso ya sorar;
- Bayım cizmiş oldugunuz eserin ,balığa benzer hiçbir yanını goremememe ragmen bu tablonun altına neden balık yazdıgınızı bir turlu anlıyabilmiş degilim
Picasso gulumseyerek tablonun altındaki "f" "i" "s" "h" harflerini gosterir
- Bende buraya baktıgımda balık goremiyorum malesef
Sanat, hayatın algılanışıdır. Ama nereye baktığımız ve ne algıladığımızda önemlidir. Pazarlama yönetiminde, asıl olan genel bir bakış açısı geliştimektir.
Elektrikli Süpürgenizi Nasıl Alırdınız?
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Fakir Ürün, Marka, Yayınlanan ReklamlarElektrik süpürgesi geniş bir segment. Bu segmente yönelik farklı ihtiyaçları belirleyen ve sunan bir çalışma, ilk aşamada 10 günlük periyotlar ile gazetelerde denendi. Kampanya sonuçları, Telemarketing 444 0 241 numaralarımıza gelen çağrılardan, bayilerden ve zincirlerden gelen geri dönüş sonucu ölçümlenmesi tamamlandı. 19 Mart itibarı ile kampanya tüm gazetelere yüksek frekans ile girilmeye başlandı.
Dayanıklı tüketim sektörünün önemli sektörel dergilerinden White-Line, aralık-ocak sayısında (Sayfa 25) sektörde verilen reklamların özelliklerini yaklaşık 3000 kişi ile yaptığı anket sonucunda belirledi.
"Reklamlar nasıl olmalı?" sorusunda verilen cevaplar ;
- %21 Fiyat belirten,
- %31 Ürün tanıtıcı,
- %11 Komedi motifleri taşıyan,
- %5 görsel,
- % 11 Süreklilik,
- %21 Hediye ürün içermeli
Pazar araştırma şirketi Ipsos KMG Ekim 2006-Eylül 2007 dönemini kapsayan "Yöneticinin Ulusal Zincirler Rehberi" raporunda Türkiye’deki önemli zincir marketlerden Migros, Tansaş, Şok, Carrefour, Dia, Tesco Kipa, BİM’i mercek altına aldı.
Rapor için 34 şehirde 6 bin 169 hane ile görüşüldü. Sosyo-ekonomik statü (SES) hane büyüklüğü, bölgeler açısından Türkiye’yi temsil edecek şekilde seçilen hanelerin Türkiye’deki 17.8 milyon hane ve 75.3 milyon kişiyi yansıtmasına önem verildi.
Türkiye’deki hızlı tüketim
Araştırmada, çok yaygın zincire sahip olan Migros’a, 6 bin 169 hanenin yüzde 41’i en az bir kere uğrarken, Tansaş müşterileri sosyal sorumluluk bilinciyle Türkiye ortalamasının üzerine çıkıyor. Gıda harcamalarının en çok yapıldığı Şok ile market markalı en çok ürün satan Dia, daha düşük bir sadakat seviyesine sahip. Carrefoursa müşterileri, stoklanabilecek
Tansaş müşterisi çevre kirliliğinden endişeli
TANSAŞ, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 2.2’sini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 20.6’sı Tansaş’tan herhangi bir hızlı tüketim malı aldı ve her biri ortalama 225 YTL harcadı. Alışveriş yapan hane sayısı Migros’un yarısı kadar olmasına rağmen, sık siyaret edilen Tansaş hızlı tüketim
Alışverişten sorumlu kişi ortalamaya kıyasla daha yaşlı. Tansaş’tan alışveriş yapanların sosyal sorumluluk duyguları, formda olmaya verdikleri önem, modern aile kavramına olan inançları Türkiye ortalamasının üzerinde. Yeni trendleri daha yakından izliyorlar. Daha az gelecek kaygısı duyuyor ve daha azı reklamlardan etkileniyor. Sağlıklarına önem veriyor ve sağlıkları için sevdikleri şeylerden vazgeçebiliyorlar. Stoklamaya yönelik sepetler Tansaş için oldukça önemli.
En değerli Tansaş sepetlerinde süt, peynir ve bisküviler bulunuyor. Bunu beyaz etler ve yoğurt takip ediyor. Tansaş’tan alışveriş yapanların yüzde 31’i AB SES grubundan. Tansaş müşterilerinin yüzde 90’ı çevre kirliliğinden endişeleniyor.
Tansaş müşterisi 3-4 kişilik aile
Tanşaş’tan alışveriş yapanların yüzde 60’ı 3-4 kişilik aileler.
Yüzde 28’i lise, yüzde 14’ü üniversite mezunu.
Müşterilerin yüzde 44’ü 46 yaş üstü, yüzde 30’u ise 26-35 yaş arası.
Modern aileye inanan Migros müşterisinin gelecek kaygısı az
MİGROS, son bir yılda hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 2.7’sini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 41’i Migros’tan en az bir kere alışveriş yaptı ve her biri ortalama 137 YTL harcadı. Alışveriş yapan hane sayısındaki düşüşe rağmen Migros en yüksek hane erişimi olan zincir marketlerden biri.
AB SES grubundan hanelerin yüzde 80’i Migros’u son bir yılda en az bir kere ziyaret etti ve bu haneler Migros’tan yapılan toplam hızlı tüketim harcamasının yarıdan fazlasını gerçekleştirdi. Migros’tan alışveriş yapan hanelerde alışveriş sorumlusu ortalamadan daha yaşlı. Migros’tan alışveriş yapanların öne çıkan özellikleri sosyal sorumluluk duygularının fazla olması, formda olmaya önem vermeleri, modern aile kavramına inanmaları ve trendleri yakından takip etmeleri. Daha az gelecek kaygısı duyuyor ve reklamlardan etkilenme oranı düşük. Migros sepetlerinin yüzde 5’i toplu alışveriş sepetleri ve bunlar Migros’taki harcamaların yüzde 22’sine karşılık geliyor.
Hanelerin yüzde 41’i Migrosçu
Migros 224 mağazası ile Türkiye’deki hanelerin yüzde 41.1’ine ulaşıyor.
Son 2 yıl karşılaştırmasında 2.4 milyon hane kaybetti.
Migros’tan alışveriş yapmaya başlayan hane sayısı ise 2 milyon.
Migros müşterisi, yılda 9.4 kere alışverişe gidiyor ve her alışverişte 14.5 YTL harcıyor.
Yıllık harcama miktarı ise 137 YTL.
Ani alışverişe giden stokçu Carrefour’u tercih ediyor
CARREFOUR, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 2.1’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 24.3’ü Carrefour’dan herhangi bir hızlı tüketim ürünü aldı ve her biri ortalama 184 YTL harcadı. Carrefour diğer ulusal zincirlere kıyasla en düşük ziyaret sıklığı ve en yüksek alışveriş başına harcama değerlerinden birine sahip.
Daha çok stoklamaya yönelik alışverişler için ziyaret ediliyor. Temizlik ürünlerinin payı yüksekken içeceklerin payı düşük. Carrefour ziyaretçilerinin sosyo-ekonomik statü bakımından profili ortalamanın üzerinde. Carrefour cirosunun neredeyse yarısı AB SES grubundan. Promosyonlu ürünün detayını okuyarak gereğini yapanın oranı yüksek. Cironun yüzde 43’ü stoklamaya yönelik sepetlerden geliyor.
Carrefour sepetinin yüzde 35’i gıda
Carrefour sepetlerinin yüzde 35.2’si sadece gıda.
Yüzde 5.5’i sadece içecek.
Yüzde 18.3’ü ise sadece gıda ve içecek ürünleri içeriyor.
Dia’nın cirosunun üçte biri kendi markalarından
DİA, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 0.8’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 13.6’sı Dia’dan herhangi bir hızlı tüketim ürünü alışverişinde bulundu ve her biri ortalama 129 YTL harcadı. Dia en düşük sadakat seviyesine sahip ulusal zincir olmasına rağmen ziyaretçi sayısı artıyor.
Hızlı tüketim ürünleri cirosunun üçte birinden fazlası market markalı ürünlerden geliyor. AB SES grubunun beşte biri yılda yaklaşık 22 kez Dia’dan herhangi bir hızlı tüketim ürünü alıyor. Türkiye’deki hanelerde alışverişten sorumlu kişilerin ortalamasına kıyasla, Dia’dan alışveriş yapanlar daha tutumlu ve bilinçli tüketici. Sosyal sorumluluk hisleri yüksek ve buna önem veren firmaların ürünlerini tercih ediyorlar.
BİM, hızlı tüketim malı rekoru kırıyor
BİM, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 5’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 54.3’ü BİM’den herhangi bir hızlı tüketim malı aldı ve bu hanelerden her biri ortalama 196 YTL harcadı. Diğer ulusal zincirlere kıyasla BİM hızlı tüketim malı harcamasından en yüksek payı alan, ziyaretçi sayısı ve alışveriş sıklığı en fazla olan zincir market. BİM sepetlerinin yarısı sadece gıda ürünleri içeriyor. BİM cirosunun yarıdan fazlasını ise market markalı ürünler oluşturuyor. BİM’den alışveriş yapanlar sosyo-ekonomik statü bakımından diğer ulusal zincirlere kıyasla en düşük profile sahip.
İndirim marketi Şok’un müşterisi AB grubundan
ŞOK, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 0.8’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 19.1’i Şok’tan herhangi bir HTÜ alışverişinde bulundu ve her biri ortalama 91 YTL harcadı. Hanelerin her bir alışverişte harcadığı ortalama tutar düşük ve daha seyrek ziyaret ediliyor. . Tüketici profili Tansaş ve Migros’la benzerlik gösteriyor. Bir indirim marketi olmasına rağmen Şok’un cirosu AB SES grubu odaklı.
En fazla harcayan sadık müşteriler Tesco Kipa’da
TESCO Kipa, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 1.1’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 9.6’sı Tesco Kipa’dan herhangi bir hızlı tüketim malı alışverişinde bulundu ve her biri ortalama olarak 251 YTL harcadı. Tesco Kipa ziyaretçilerini elinde tutmakta oldukça başarılı ve en sadık müşterilere sahip. Alışveriş yapan hane sayısı artıyor ve bunlar en yüksek alışveriş tutarına sahip.
Darty - Fakir RCT 108 Şarjlı El Süpürgesi
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Fakir Ürün, Mağazcılık, PerakendeReal İnsert - Fakir Vision Plus Elektirkli Süpürge
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Fakir Ürün, Mağazcılık, PerakendeCyclonic Filitreli İki elektrik süpürgemiz, ürün gamımıza eklendi. Siklon teknolojisi ile hava ile birlikte toplanan tozlar çok yüksek bir hızla çevirilerek merkezkaç kuvetine tabi tutulur ve böylece havadan ayrıştırılarak büyük parça tozlar kapalı kapalı hazne içerisinde toplanır. Çok daha küçük partüküller ise siklonlar içerisinde daha büyük bir merkezkaç kuvvetine tabi tutularak ayrıştırılırlar. Böylelikle filitre üzerinde toz birikmez ve herzaman en güçlü vakum sağlanır.

Deloitte Türkiye’nin “Yıl Sonu Alışveriş Harcamaları Anketi” Türk tüketicisinin alışveriş alışkanlıkları hakkında ilginç bulgular ortaya koydu.
Deloitte Türkiye, “Yıl Sonu Alışveriş Harcamaları Anketi”nde Türklerin hala en çok alışverişi bayramlarda yaptığı, ancak yılbaşında da eskisine göre daha fazla para harcamaya başladığı ortaya çıktı. Türk tüketicisinin bir başka ilginç özelliği de, en değerli hediyeyi eşine alması.
En değerli hediye eşe alınıyor
Tüketicilerin %77’si harcamalarının önemli bir kısmını Kurban Bayramı’na ayırırken, %19’u Yılbaşı kutlamalarına daha çok para harcıyor. Türk tüketicilerin %40 ile en büyük bölümü, en değerli hediyelerini eşlerine alıyorlar. Ankete cevap verenlerin %14’ü kime en değerli hediyeyi alacağını bilmediğini söylerken, kendilerini şımartmayı seven ve en pahalı hediyeyi kendisine alacağını ifade eden Türk tüketicilerin oranı ise %14 civarında, ki bu oran Avrupa ortalamasının iki katıdır.
Türk tüketiciler çevreye ve etik kurallara daha saygılı
Alacakları hediyelerin hangi koşullarda üretildiği gibi konularda da Türk tüketicilerinin hassas olduğu dikkat çekiyor. Avrupalı tüketicilerin %40’ından fazlası, yıl sonu satın almalarını yaparken imalat yöntemleri ve üretimin yapıldığı ülkeden etkilendiğini belirtiyor. Türkiye ve İtalya’daki tüketiciler yaş grubu fark etmeksizin çevreye saygılı ürünler konusunda belirli bir ilgi gösteriyor. Avrupalı tüketicilerin %63’ü ve Türk tüketicilerin %66’sı daha etik bir ürün için daha fazla para ödemeye hazır olduklarını belirtiyor. Perakendeciler, müşterilerin, çevreye saygılı bir ekonomiye ilişkin bu yeni ilgisine adapte olmalıdır. Gittikçe daha fazla üretici, sorumluluk taşıyan çevreye saygılı davranış inisiyatiflerini benimsemekte ve müşterilerine, daha etik olan alternatifler sunmaktadır (daha geniş bir organik ürün yelpazesi, geri dönüşümlü poşet kullanımı).
Kadınlar beklediği hediyeyi alamıyor
Türkiye’de, geçen yıl olduğu gibi, birine hediye alırken kıyafet almak garantili bir çözüm olmaya devam ediyor. Cdler çok daha az arzu ediliyor ve yetişkinlerin ilk 10 isteği arasında yer almıyor. Bunun temel açıklaması internet üzerinden indirilen müzik parçaları olabilir ve müzik endüstrisi bu durumu, yasal müzik indirme platformları sunarak ve müziği cep telefonları aracılığı ile satarak çözmeye çalışıyor.
Türk Tüketicilerin en fazla rağbet ettikleri hediyeler arasında giyecek başta geliyor. Geçen yılki araştırmada dördüncü tercih olan cep telefonu ise bu yıl ikinciliğe yükselmiş durumda. En çok alınan hediyeler arasında kitap ise üçüncü sırada geliyor.
Fakat en çok alınan hediyeler isteklerle uyum içinde değil. Örneğin Türk kadınları en çok cep telefonu veya seyahat çeki beklerken kitap veya giyecek alıyorlar. Yine bir başka ayrıntı da Türk kadınlarının %39 gibi önemli bir oranda nakit para istemesi ve erkeklerin %17’si de hediye olarak nakit para vermeyi tercih etmekte.
Türk Tüketiciler, çocuklarının hangi hediyeyi istediğini biliyor
Türkiye’de her 10 aileden 7’si, çocuklarının nasıl bir hediye istediğini bildiğini düşünüyor. Türk aileleri 12 yaş altı erkek çocuklara aksiyon figürleri (Actionman, Spiderman, vs.) ve oyun setleri, kız çocuklara ise Barbie bebekler alıyor.
Türk gençlerinin tercihlerinde ise MP3 çalarlar birinci sıraya yükseliyor. Bunun ardından cep telefonu ve giyecek geliyor.
Alışverişte fiyat ve promosyonlar belirleyici
Anketin sonuçlarına göre, hediye alırken Türkler için birinci seçim kriteri olarak fiyat öne çıkıyor. Özellikle Türkiye ve Portekiz'de, satın almalarını gerçekleştirmeden önce, kadınlar, mevcut promosyon tekliflerini dikkatle inceliyorlar. Her 4 Türk tüketiciden 3'ü, alışveriş puanı kartlarını yoğun bir şekilde kullanıyor ve Yılbaşı kutlamalarının büyük bir çoğunluğunu bu puanları kullanarak gerçekleştiriyor.
Avrupalıların büyük bir çoğunluğu fiyat promosyonlarının yıl sonunda yapılacak alışverişler artışında en büyük etkiye sahip olacağını düşünmekte. Bu özellikle fiyat promosyonlarının alışverişi teşvik edeceğini düşünen Alman, Türk ve Portekizli tüketiciler için geçerli. Avrupalıların harcama alışkanlığını etkileyen bir diğer etken ise "bir alana bir bedava" gibi promosyonlar. Ancak, mağaza fiyatları artık birbirine çok yakın olduğu için perakendeciler bugünlerde aralarındaki farkın fiyatlarla pek alakalı olmadığını çok iyi biliyor. Bu nedenle perakendecilerin yenilik, daha zengin ürün yelpazesi, sürekli gelişim taahhüdü, esnek açılış saatleri gibi diğer etkenleri kullanarak, diğerlerinden farklılıklarını ortaya koymaları gerekir.
Alışverişte İnternet’e hala güvenmiyoruz
Alışveriş yapmak için İnternet’i kullananların oranı %31’e ulaşıyor. Ancak İnternet, alışveriş yapılan mağazalar arasında 7. sırada yer alıyor. Tüketicilerin dolandırıcılığa ve İnternet güvenliğine ilişkin endişeleri var. Dolandırıcılık riski ve geç teslimat korkusunun, geçen senelerde en büyük engel olmalarına rağmen bu sene artık ön sırada yer almadıklarına dikkat çekiliyor. Bunun yanı sıra kadınlar, alışveriş yapma deneyimine gereksinim duymakta ve satın almadan önce ürünü görme ve ürüne dokunmak istemektedir.
Türk tüketiciler, genç veya yaşlı olsun, gıda dışı ürünleri satın almak amacıyla geleneksel mağazaları tercih etmeye devam ediyorlar ve en çok buralarda para harcıyorlar. Bununla birlikte, tüm tüketicilerin %70’i İnternet’i alış-veriş yapmadan önce fiyat ve ürün araştırması yapmak için kullanıyor. Türk tüketiciler internet üzerinden en çok kitap, parfüm ve cep telefonu satın alıyor. Kitaplar, hem erkekler hem de kadınlar tarafından satın alınırken, parfümler genellikle kadınlar tarafından satın alınıyor. Cep telefonları ise genellikle erkekler tarafından tercih ediliyor.
Electro World, Darty ile ve Media Markt’ın ardından ABD’li elektronik devi Best Buy da Türkiye pazarına girmeye hazırlanıyor.
23-27 Ocak’ta Davos toplantılarını gerçekleştirecek olan Dünya Ekonomik Forumu ‘Küresel Büyüme ve Risk’ başlıklı bir rapor hazırlandı.
Raporda, ‘Gözlemcilerin Vietnam, Endonezya, Meksika ve Türkiye’nin özellikle iyi konumda olduğu görüşleriyle birlikte, gelecek dönemde büyümede yeni şampiyonların sayısının katlanması olasılığı bulunmaktadır’ denilirken, dünya ekonomisine yön veren dev şirket CEO’larının görüşlerine yer verildi. Bu aşamada Best Buy’ın CEO’su Robert A. Willet 2008'de Türkiye perakende pazarına gireceklerini resmi olarak açıkladı.
Türk Telekom, son dönemde pazarın yükselen potansiyelini görünce, fatura tahsilatı yapan bayilerini teknoloji marketlerine çevirme kararı aldı. Türk Telekom`un 2 bin bayisinin teknoloji marketine dönüşmesi ile Türkiye`nin en büyük teknoloji marketi ağı da oluşacak. Şimdiye kadar telefon faturası tahsilatı yapan bayiler artık, plazmadan DVD`ye bilgisayardan kameraya kadar tüm teknolojik ürünleri satacak.
Bayiler şimdiye kadar tahsilat yaptığı küçük büfelerin yerine şehrin işlek caddelerinde yeni dükkanlar tutup, teknoloji marketine dönüşecekler. Aynı zamanda fatura tahsilatı da yapacak bayilerin satacağı teknolojik ürünleri Türk Telekom verecek. Bayiler ise belirli bir kâr marjı ile bu ürünlerin satışını yapacak.
Bu bayilerin 150`si şehirlerin en iyi alışveriş merkezlerinde veya caddelerinde belirli bir büyüklükte olacak. `Premium` adını alacak olan bu bayiler, başta internet olmak üzere tüketicilere tüm teknolojik hizmetleri özel olarak sunacak. Daha iyi yerlerde yeni mağazalar tutup bunların restorasyonunu da yapacak olan bayiler bunun için gerekli olan 40-50 bin YTL`yi bir çok bayinin bulamayacağını ve bayiliklerin el değiştireceğini ifade ediyorlar. Telekom`un teknoloji marketleri belirli standartta ve aynı konseptte yapılacağı için yer değiştirmek zorunda olmayan bayiler bile restorasyon yapmak zorunda kalacak.
Telemarketing ve çağrı merkezleri üzerine, birçok kez yazı yazdım. Bugün 444'lü yeni numaramız ile Fakir Hausgerate olarak Çağrı Merkezimiz ile de hizmet vermeye başladık. Fakir Hausgerate, daha çözüm üretici, daha ölçülebilir olabilmek ve maksimum müşteri memnuniyeti sağlamak adına, güçlü bir adım daha attı.
Pazarlama, iletişimdir. Tüketicileriniz ile, tedarikçileriniz ile, herkes ile iletişim kurmanız ve markanız hakkında olabildiğince feedback toplamanız, hedef tüketicinize, olabildiği kadar yanında olduğunuzu hissetirmeniz önemlidir. Dove bu konuda iyi bir çalışma yapmış. Dove "Güzellik anlayışınızın değişemesine şaşırmayın" sloganı ile workshoplar düzenliyor. Markanın, tüketici ile iletişimine iyi bir örnek.
5.Fakir Shop'umuzu Ankara Etlik - Antares Alışveriş Merkezinde açıyoruz. 2008 yılı içerisinde 45 yeni FakirShop çeşitli alışveriş merkezleri içerisinde hizmete girecek. Fakir Shop hakkında franchise fırsatları ve diğer detaylı bilgi için bu linki tıklayarak bize ulaşabilirsiniz.
Jason Jennings - "Büyük olan küçüğü değil, Hızlı olan Yavaşı Yer"
Gönderen R.Murat YILMAZ | | Forum, iletişim, pazarlama, Tavsiye
Jason Jennings, Soysal Danışmanlığın düzenlediği "Perakende Günleri" kapsamında 21-22 Kasım'da İstanbul'a geliyor. Bu yıl 7.si düzenlenecek olan, Perkande Günleri, seçilen konuşmacılar , seçilen konular ve seminerlerin sunumu açısından, Türkiyede önemli bir boşluğu dolduruyor.
Bu yıl ilk defa gerçekleştirilecek “Kulvar” sistemi ile katılımcılar “konferans içinde konferans” ayrıcalığını yaşayacaklar. Aynı konudaki oturumlardan oluşan kulvarlar, belirli bir alanda uzmanlaşmak isteyen katılımcılara, tam bir bilgi bonbardmanı gerçekleştirecekler. Kulvar sistemi ile gelen en büyük avantaj ise katılımcıların istedikleri konularda daha fazla ve detaylı bilgi edinmelerini sağlamak olacak. İki güne yayılmış 10 değişik kulvarın konu başlıkları ise şöyle olacak;
- Alışveriş Merkezleri
- Yakın Gelecek
- İşin İncelikleri
- Pazarlama: Markayı Canlı Tutmak
- Yurtdışındaki Fırsatlar
- Görsel Mağazacılık
- Merchandising
- İnsan Kaynakları
- Case Studies
Kısa bir yorum da benden "Hızlı olun, Büyükleri (hantalları) geçin"
Fakir Elektirkli Küçük Ev Aletleri, Ekim - Kasım'07 kataloğumuza bu linkten tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca Solar Infrared Isıtıcı, basın bültenimize bu linkten ulaşabilirsiniz.
E-İş Pazarlama adımlarını, daha basit anlatabilecek bir görsele rasladım. Eğer şemayı daha iyi görmek isterseniz, burayı tıklayın ve E-mail atın, size daha yüksek çözünürlüklü kopyasını mail ile atarım.
Diplomatın biri fakir bir adama gider ve:
- Oğlunun evlenmesini sağlayabilirim, der.
Fakir adam yanıtlar:
-Asla oğlumun hayatına karışmam.
-Ama kız Lord Rothschild'in kızı.
-O zaman başka...
Diplomatın sıradaki durağı Lord Rothschild'dir:
-Kızınız için bir kısmet buldum Lordum.
-Ama benim kızım evlenmek için çok küçük.
-Ama bu delikanlı hali hazırda Dünya Bankası Başkan Yardımcısı.
-O zaman baska
.. Diplomat bu sefer soluğu Dünya Bankası başkanının yanında alır:
-Size başkan yardımcısı olarak tavsiye edeceğim bir delikanlı var.
-Ama benim şimdi ihtiyacımdan fazla başkan yardımcım var zaten.
-Ama bu çocuk Lord Rothschild'in damadı.
-O zaman baska..
Satıcı, Şef sekreter ve Satış Müdürü bir öğlen paydosunda lokantaya doğru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar.
Lambayı ovarlar ve gerçekten de lambadan cin çıkar. "Aslında kişiye 3 dilek hakkı veriyorum ama sizler üç kişi olduğunuz için hepinizin birer dileğini gerçek yapacağım" der cin.
Şef sekreter arsızca atılarak "önce ben" diyerek sıranın önüne yerleşir.
"Bahamalarda, muhteşem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatıma girmesin" diye dileğini ifade eder. ve hoop, ortadan kaybolur.
"Hayallerimdeki kadınla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum" der ve hoop, o da ortadan kaybolur.
"Şimdi sıra sende" der cin Satış Müdürüne,
"İkisini de öğleden sonra işlerinin başında görmek istiyorum" der Satış Müdürü.
Hikayeden çıkartılacak ders / tavsiye :
Üstünüz olan birinin her zaman için önce konuşmasına izin verin.
“Müşteri memnuniyeti” dendiğinde insanın aklına ilk gelen şey müşteriye en iyi hizmeti vermek oluyor. "Müşteri memnuniyeti" kelimesi ile ürüne veya hizmete odaklanmak yanlış. Önce talebi doğru analiz ederek, doğru kampanyalar ve sunumlar hazırlamak gerekiyor. Tüketicinin zihninde oluşturacağınız yansıma, ürünün tüm özellikleri ile doğru örtüşmeli. Ürün özelliklerini yanlış anlatan, uyumsuzluk problemlerini gizleyen veya yanlış imajlara neden olan, kampanyalar, sunumlar ve benzeri hatalar, uzun dönemde markaya zarar veriyor. Tüketiciye doğru anlatılan her ürün, müşteri memnuniyetini artırıyor.


















![Pazarlama_Yonetimi’ne Katilin [306 uye]](http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/yg/img/i/us/ui/join.gif)