15 Ağustos 2016 Pazartesi

Satınalma Kararlarının %93'ü Görsel


renk_algisiSatınalma kararlarımızın %93‘ünü görsel algılarımıza dayanarak veriyoruz.

Renklerin gücü, marka algısının ayrılmaz bir parçasıdır. Her rengin ifade ettiği bir değer, beynimiz tarafından, istesenizde, istemesenizde ” aynı değerlerle” algılanıyor.
Turuncu :  iyimser, canlandıran gençleştirici, dosthane, eğlence olarak algılanır.  Sakral chakraya enerji verir. Fiziksel canlanma için kullanılabilir. Aşırı kullanımı sinirleri gerdiğinden, zıt tonları olan mavi tonda renklerle dengelenmelidir. Özellikle şeftali rengi aurayı güçlendirip duygusal iyileşmeleri hızlandırdığı bilinir.
FedEx_Express


Sarı : Genel kullanımı, Güven, Coşku, entelektüel güç, Algısını artırır. Solar Pleksus chakraya enerji verir. Altın rengi tonları, hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için çok uygundur. Depresyona karşı yaşam enerjisini arttırmak için kullanılabilir. Kişide daha çok güven ve iyimserlik uyandırır. Aşırı kullanımında fazla zihinsel karışıklık olabileceğinden mavi ve yeşil tonları ile dengelenebilir.
yesil_markalarway gibi resturant/cafe ortamları, Holiday inn oteli, her zaman açık 7/11 vb, birçok marka tarafından kullanılır. Marka haricinde, rengin düz kullanımı, kalp chakraya enerji verir. Kalp sorunlarında, tansiyonda, yorgunlukta ve baş ağrısında kullanılabilir.
Mavi : Genel kullanımı güven, dinginlik, yaratıcı ifade, sezgi olarak algılanır. içindir. Bedenin sistemini soğutur ve rahatlatır. Aşağıdaki örneklerde gördüğünüz gibi, “güven” ön planda algılanmaktadır.
mavi_markalar
7cd41032b1358e8ea3bd4cd529a1d45a Visa logo 2005

Turuncu ve yakın renkler ile birleştirildiğinde çok daha etkili olur

Gözümüzün renk olarak algıladığı şey aslında beyaz ışığın kırılması ile farklı frekanstaki enerji ışınlarıdır. İnsan gözünün algılayabildiği renk skalası 7,6 x 10 -7 ile 3,8 x 10 -7 arasında çok dar bir alandadır. Bunlar mor, lacivert, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kırmızıdır. Radyo dalgası, mikrodalga, morötesi, kızılötesi, X ışınları, gama ışınları hatta reiki gibi şifa enerjileri de elektromanyetik bir dalgadır. Her birinin kendine ait bir frekansı vardır ancak insan gözünün bunları görme yeteneği yoktur.

2 Ekim 2013 Çarşamba

E-Ticaret, Türkiyedeki uygulamalar çalışmalar, projeler, öneriler ve çözümler [Slideshare 12376 views]

Eticaret from Pazarlama Projeleri ... http://p.ost.im/dWUVYT

24 Eylül 2013 Salı

9 Mayıs 2013 Perşembe

14 Mart 2013 Perşembe

LogiMarketing – Lojistik Pazarlama Stratejilerinin en önemli konusudur.

Pazarlama, işletmedeki birçok sürecin optimize edilmesi üzerine uzmanlık gerektirir. Satış kökenli CRM gibi süreçler çok popüler olsa da, satışa konu olan ürünün, satışa hazırlanması, elleçlenmesi, fiziksel dağıtımı, taşıması, depo, kuruluş yeri seçimi, elleçleme olanakları, paketleme ve konteynerlama tesisleri, güzergâh –rota, rut- belirleme, stok yönetim ilkeleri, siparişin minimum sürede işlenmesi, kayıt, mal kabül, iadeler, lojistik iletişimleri gibi yüzlerce alt süreçleri optimize etmek gerekir. Lojisitiğin en önemli kazanımı, rekabet üstünlüğü yaratmasıdır. Bu nedenle, lojisitik pazarlama ve satış bölümü ile uyumlu ve eşzamanlı olmalıdır. Birçok yatırım projeleri planlamalarında kilit nokta lojistikdir. - Yazının devamı için www.pazarlamaprojeleri.com

13 Mart 2013 Çarşamba

Depo Raf Moduler Mezanin Reks Tipi Katli


Depo raf moduler_otomatik_mezanin_katli from Pazarlama Projeleri

Modüler, civatasız geçmeli tip bağlantı ile kolay montaj sistemi. Tek katlı veya çok katlı sistem mimarisi. Çok katlı sistemlerde katlar arası platform. 

Katlar arasında kolay geçiş için merdiven veya yük asansörü ile malzeme ve personel erişimi. Başlıca otomotiv sektörü yedek parça depolarında uygulandığı gibi, çok çeşitli ürünlerin tek bir depoda değişik stoklama pozisyonlarında depolama ihityacı olduğu her sektörde başarılı uygulamaları mevcuttur. 

Tek katlı olabildiği gibi ara platfomlar ile tamamlanıp, dört kata kadar uygulanarak depo alanınız içerisinde depo bölgenizi en yüksek verimde kullanabileceğiniz mimari yapılara sahip olabilirsiniz. 

Gerek halinde katlar arasında hidrolik asansör uygulamaları ile fonksiyonelliği artabilmektedir. 

Projeleriniz için  muratyilmaz@pektas.com.tr 


22 Şubat 2013 Cuma

Pazarlama Sosyal Medya Eticaret -1 [TV Röportaj]




Cihan TV Network ile 68 Yerel Televizyon'da aynı anda yayınlanan, Ekonomi Artı Programı. Programda, Pazarlama, eticaret ve sosyal medya üzerine güncel konular, her kesimden izleyicinin sıkılmadan takip edebileceği bir formatta sunuluyor. 

R.Murat Yılmaz
Daha fazla bilgi: PazarlamaProjeleri.com 
E-mail:  info@pazarlamaprojeleri.com

Pazarlama Stratejileri, Araçlar, Teknikler, Yöntemler, Örnekler, Satış Artırıcı Çalışmalar, Sistemler, Alan Çalışmaları, Bilişim Ürünlerinden Pazarlama bazında Faydalanma, E-Ticaret, E-İş(E-Business), Satış Kanalları Yönetimi, Müşteri İlişkileri CRM, Kurumsal Kaynak Planmala ERP, Ürün, Marka Yönetimi, Dünyadaki Örnekler, Yönetim Guruları, Türkiye'deki uygulamalar vb..

8 Aralık 2012 Cumartesi

Pepsi ve Coca Cola’nın Savaşı [Kenara çekilmiş Türk Kolacılar]

Follow Me on Pinterest
Kola Savaşlarında beklenmedik gelişme;  Pepsi tarihinde ilk kez Coca Cola’nın satışlarını geçmiş (?).
Türkiyede Kola Savaşları halen süpermarket rafları, fast food resturantları, lokantalar ve bakkallarda  başa baş gidiyor. Savaş halen Pepsi – Cocacola üst markalarında sürmüyor, alt segmentlerde ve ilave ürün segmentlerinde iyi bir çatışma var. Pepsi, Frito-lay ile kendi alt segmentinin en iyileri arasında.
Türkiyede ise, halen eski pazarlama stratejilerini iyi kullanıyorlar.  Sektörün en büyük pazar konumunda olan Amerika’da ise gazlı içeceklerin tüketimi gün geçtikçe azalıyor.  Pepsi ürünlerinde yağ, sodyum ve şekeri azaltabilmek için uzun yıllıdır ünlü gıda mühendisleri  ile ürün geliştiriyor.
İnsanoğlu ne kadar endüstri ile iç içe yaşar ise, o kadar “minimum maliyetler ile maksimum kar” hedeflenmiş ürünleri karşısında buluyor.  Bu bağlamda ciddi bir paradoks oluşuyor ve daha sağlıklı ürünleri tercih etmek istiyor.  Bu sefer karşımıza sağlıklı olabilecek kadar mümkün olan düşük maliyetli ürünler çıkıyor. Şu an Türkiye pazarında nispeten az olan ürünler,  gazlı içecekleri daha az tercih etmeye başladıktan sonra  bizlere sunulacak gibi.
Türkiyede eski rakipler, pazar paylarını bayağı kaybettiler. Bir dönem iyi çıkış yapan Cola-Turka, daha önceleri, Kristal ve en eskisi RC cola’yı hatırlayanlar vardır. 1980’lerde ise kutu kola Türkiyede yok  iken Kıbrısta kutulanan Türkiyenin ilk kutu kolası Bixi şimdilerde hatırlanmıyor bile..
Rekabet:
Coca-cola ve Pepsi Dünyada 200 ülkede rekabet ediyorlar.
Coca cola “Yerli düşün, yerli rekabet et” prensibi ile Mutluluk ana teması üzerinde zaten karamsar ve duygu eşiği düşen toplumlar üzerinde bir rahatlama hissi yaratma üzerine kendini konumlandırıyor.
Pepsi, ülkemizde pek anlaşılmasa da “Her pepsi, dünyayı yeniler, kendine getirir” ana prensibi ile hareket ediyor.  Sosyal Medyadaki sayfasında milyonlarca fan tarafından ziyaret edilmiş ve on binlerce fikir bıraklımış. İyi bir aidiyat oluşturmanın en önemli yolu;  fikirlerini dinleyin ve tüm katılımcıları tarafından (en iyi etkiyi yaratabilmek için) objektif değerlendirin. Birde ödüllendirirseniz mükemmel olur.
Markaların,  anahtar kelimeleri;
Coca-Cola : Amerika, Aile, Eğlence, Mutluluk, Kırmızı
Pepsi: Gençlik, Enerji, Müzik, Cool (Tam tercümesi oturmuyor), Trendleri uygulayan, Yeni nesil
Doğal olarak, ülkemize geldiğinizde,  yukarıdaki anahtar kelimeleri tam kullanamıyorsunuz. Söz konusu anahtar kelimeleri eğer bir de değiştirirseniz, yurt dışından gelen global kampanyaları birebir medyalardan tüketicilere yansıyınca oluşturmak istedikleri etki, hep eksik kalıyor
Benim merak ettiğim, konuda bu kadar boşluk varken, Türk Kola üreticileri halen neden hareket edemiyorlar. Bakın, rakipleriniz işi konumlandıramıyorlar.  Pazara girin ve iki adım ötesini gerçekleştirin….
İyi rekabetler,

5 Aralık 2012 Çarşamba

28 Kasım 2012 Çarşamba

Sosyal Medya ve İletişim -1


İnternet’in yaygınlaşmasıyla birlikte insanlar arasındaki iletişim, yeni bir boyut kazandı.
Günümüzde, zaman ve mekân sınırlaması olmadan paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir iletişim şekline doğru bir yönelme var. Televizyon, radyo ve gazete gibi tek yönlü kitle iletişim araçları yerlerini, çift yönlü iletişime imkan veren Sosyal Medyaya doğru hızlı bir akış var.
Geleneksel kitle iletişim araçları olarak tanımlanan televizyon, radyo, gazete, dergi gibi mecralar iletişimin en önemli kuralı (iletişim, hiçbir zaman tek yönlü olmaz) ile devamlı çelişen bir yapıda idi. Söz konusu mecraların, çok kısıtlı olarak sunulduğu ve ile tekelden yönetildiği dönemlerden gelen alışkanlıklarla tüketirken, günümüzde sosyal medya “sunum ve tartışma programlarının” iletişimi sağlaması için olmazsa olmazları arasına girdi. Twitter’sız bir tartışma programı reytig almamaya başladı.
Günümüzde, paylaştıkça artan bilgi, 3F (friend, fan, follower) çevrelerindeki artışlara dolayısı ile yeni bilgilerin daha hızlı, daha içerikli ve daha doğru oluşmasına yol açmaktadır. Herkes istediği konuda yorum yapmakta, bilgi vermekte, öneri veya şikayetini paylaşmakta, dinlemek, bilgilenmek, katılmak, incelemek isteyenlerde, söz konusu çevrelere katılarak ilgi alanlarına göre yayın yapan, yayıncıların çevresindeki halkaları artırmaktadır.
Bu bağlamda, Sosyal Medya gerçek iletişimi temsil etmektedir.
www.PazarlamaProjeleri.com     @marketing_ist

14 Kasım 2012 Çarşamba

Is Modeli Nasıl Kurgulanır?

Follow Me on Pinterest



Pin It
Türkiye Elektrik Piyasaları

4 Mayıs 2012 Cuma

LOKASYON BAZLI MOBIL UYGULAMALAR
































7 Mayıs 2012 tarihinde İstanbul Kültür  Üniversitesinde gerçekleştireceğimiz “Yeni Ticaret Trendleri” seminerinin en önemli konu başlıklarından olan Lokasyon Bazlı Mobil Uygulamalar, Lokasyon Bazlı Reklamcılık servisi (LPA), Akıllı telefon ve GPS cihazı kullanan tüketicilerin, o an bulundukları konuma göre reklam göstererek, doğru zamanda doğru mesajın iletilmesini sağlıyor. Tüketicinin bulunduğu yeri baz istasyonlarından gelen sinyallere göre değil, coğrafi konumdan belirlediği için ülkemizde kullanıma sunulan ilk ‘gerçek’ lokasyon bazlı mobil reklam ürünü olan LPA, reklamveren firmalar tarafından kolayca özelleştirilebiliyor.
Akıllı telefon ve navigasyon cihazı kullanımının günden güne yaygınlaşması, reklamveren firmalar için yepyeni ve benzersiz fırsatları da beraberinde getiriyor. Bu yeniteknolojilerden biri olan ‘Lokasyon Bazlı Reklamcılık’ (LPA) servisi, akıllı telefon ve navigasyon cihazı kullanan tüketicilerin o an bulundukları konuma göre reklam göstererek, doğru zamanda doğru mesajın iletilmesini sağlıyor.

Turkiyede sadece Yellow Medya tarafından sunulan Nokia Local Commerce LPA (Location Point ™ Advertising), tüketicinin o an bulunduğu yeri baz istasyonlarından gelen sinyallere göre değil, coğrafi konumdan belirlediği için, ülkemizde kullanıma sunulan ilk ‘gerçek’ lokasyon bazlı mobil reklam ürünü olarak öne çıkıyor. Cihazlardaki mobil uygulama ve haritalarda gösterilen reklamlar, tüketicinin anlık konumuna göre görüntülenirken, reklamveren firmanın adresine yaya ya da araçla nasıl ulaşılabileceğine ilişkin rota da harita üzerinde gösterilebiliyor. Ayrıca, tüketiciler tek bir dokunuşla firmayı telefonla arayabiliyor ya da web sitesini ziyaret edebiliyorlar. Örneğin, kullanıcı akıllı telefonundaki bir mobil uygulamayı çalıştırdığında, o an bulunduğu semte en yakın restoranın reklamı uygulama ekranında gösteriliyor. Kullanıcı bu reklama dokunarak restoranın iletişim bilgilerini görüntüleyebildiği gibi, bulunduğu yerden
restorana nasıl ulaşabileceğinin rotasını da harita üzerinde kolaylıkla görebiliyor.
Groupon’ un henüz 1 yaşını yeni dolduran lokasyon bazlı mobil fırsat uygulaması Groupon Now 1.5 milyon fırsat satışına ulaştığını açıkladı.
Gerçek zamanlı fırsatlarla bulundukları yere yakın aktivite, restaurant, masaj ya da kuaför salonu gibi hizmetler arayan tüketicilere anlık fırsatlar sunan Groupon Now, 1.5 milyon fırsat satışı rakamına Groupon’un 15 ayda geldiğini, bu orandan Groupon Now’un yaygınlaşma hızının ortaya çıktığını açıkladı.

 www.PazarlamaProjeleri.com

3 Mayıs 2012 Perşembe

Seminer: Yeni Ticaret Trendleri

 

19 Nisan 2012'de Istanbul Aydın Üniversitesinde Xerox, Neticaret, Crea Bulls ve Postkom ile beraber düzenlediğimiz "Yeni Ticaret Trendleri" Seminerinin görselleri aşağıdadır. Dördüncü seminer 7 Mayıs 2012'de [saat 13:30 - 17:30] Istanbul Kültür Üniversitesi, İncirli Yerleşkesinde gerçekleşecektir. Seminerimiz ücretsiz ve genel katılıma açıktır.

Etkinliğimize: Linkedin Event'den ulasabilirsiniz. http://linkd.in/HmiEIg

24 Şubat 2012 Cuma

6 Ocak 2012 Cuma

İHRACATTA, DOĞRU BIR FIYATLANDIRMA POLITIKASI NASIL BELIRLENEBILIR?


İhraç edilecek malın, dış piyasalarda pazarlama imkanını belirleyen en önemli   faktör malın fiyatıdır. Doğru bir fiyatlandırma politikası,  söz konusu ülkedeki piyasanın özelliklerine, potansiyel rakiplerin piyasadaki konumlarına ve Ithalatçının  o ürün için katlanabildiği artı değere bağlıdır. Firmanın doğru bir fiyatlandırma stratejisi belirleyebilmesi için aşağıdaki  soruları göz önüne alması gerekmektedir.
• İhracatı düşünülen malın grubunun, söz konusu ülkedeki potansiyel pazardaki toplam talebi nedir?
• Ürün, Sözkonusu ülkede, Talep fiyat değişiklikleri karşısında ne ölçüde etkilenmektedir?
• Düşük bir fiyat uygulaması, ürüne olan talebi arttıracak mıdır? ( Fiyat düşürüldüğünde, piyasadaki rakiplerin tepkisi ne olacaktır?) Fiyat düşüklüğü, birbirine yakın ülkelerdeki pazarı nasıl etkileyecektir.
 Söz konusu ülkede, Pazarın kırılma noktası nedir? Düşük bir fiyattan çok mal satmak mı, yoksa yüksek fiyattan daha az mal satmalı. Optimum kar ne seviyede olabilir
• Başlangıçta düşük bir fiyatla piyasaya girmek, piyasada tutunabilmek için etkili olabilecek midir? Düşük fiyat daha sonra diğer ülkelerdeki pazarlara referans olabilirmi?
• Ürün grubuna göre pek tercih edilmesede, başlangıçta yüksek bir fiyat belirleyerek, piyasadaki mevcut kâr olanağını kısa sürede kullanmak, fiyatlandırma stratejisine uygun olacak mıdır?
• Düşük fiyat uygulaması, tüketicilerde ürünün, kalite ve art hizmetinin yetersiz olduğu izlenimi bırakabilir mi?
• Firma gerektiğinde (Ithalatçı malın devamına girmez ise), aynı ülkedeki başka bir ithalatçıya daha düşük bir fiyat uygulayabilecek midir?
Türkiyede genellikle tümevarım yönetimi ile malın ihracat fiyatı belirlenmektedir.  (Malın üretim maliyeti + işletme maliyeti + genel giderler vs toplanır ve üretim miktarına bölünür.) bu sistem işletme için ilk bakışta ideal gelsede, İhracat fiyatı tümdengelim yönetimi ile hesaplanmalıdır. Ürünün, söz konusu ülkedeki raf satış fiyatından geri gelerek, her ülke için farklı hesaplanmalıdır.  Alıcılar herzaman bir fiyat önerir ama ideal ticareti imar etmek için önceden hazırlıklı olunmaldır.     Hedef pazarlardaki, muhtemel fiyatların tahmini, aynı zamanda ihracatçılarımıza rekabet üstünlüğü  sağlayacaktır.
Konu hakkında detay bilgi www.PazarlamaProjeleri.com adresinde

19 Aralık 2011 Pazartesi

Seminer: İstanbul Aydın Üniversitesi “Pazarlamanın Bugünü ve Geleceği”

Seminer: İstanbul Aydın Üniversitesi “Pazarlamanın Bugünü ve Geleceği”


 14 Aralık 2011 tarihinde, İstanbul Aydın Üniversitesi, Florya Yerleşkesinde, öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği bir seminer gerçekleştirdim. Seminer konum “Pazarlamanın, Bugünü ve Geleceği” oldu. Pazarlama stratejileri, araçlar, teknikler, yöntemler, örnekler, satış artırıcı çalışmalar, sistemler, e-ticaret, e-business, satış kanalları yönetimi, müşteri ilişkileri CRM, kurumsal kaynak planmala ERP, ürün, marka yönetimi, dünyadaki örnekler, Türkiye’deki uygulamalara kısaca değindiğim seminer, gerek katılımcılar, gerekse benim için oldukça keyifli geçti. Seminer için imkan sağlayan Yrd. Doc. Dr. Vedat Özyazgan ‘a teşekkür ederim.

21 Kasım 2011 Pazartesi

MÜŞTERINİZ KIMDIR?



Müşteri, bir şirketten ürün veya servis satın almış veya satın alması olası olan kişidir. Müşteri, pazardaki kıt kaynaktır. sınırlıdır ve pazarda rekabet eden tüm şirketler Pazar paylarını arttırmak için daha fazla müşteriye ulaşmaya ve mevcut müşterilere daha fazla ürün satmaya çalışmak gerekmektedir.
Müşteri, bu bakımdan, özenle elde tutulması gereken, ilgilenilmesi gereken, devamlı olarak iletişim halinde olunması gereken kişidir. Bu bağlamda, müşteriler ile iletişim kurulması, randevulara gidilmesi, konuşulanların detaylarının kayıt altına alınması önemlidir ki o müşteri hakkında bir bilgi birikimi oluşturulsun.

Sorulması gereken soru:  Müşterilerinizin gözünde nasıl var olabilirsiniz?
Müşterilerimiz son dönemlerde giderek güçleniyorlar; çünkü İstekleri yeterince karşılanamayan müşteriler için artık aynı hizmeti alabilecekleri birçok alternatif var. Müşterilerimiz ile duygusal bir bağ kuramıyor, tercihlerini aklımızda tutamıyor, onlara sürekli yeni tanışıyormuşuz gibi davranıyorsak; onlara isteklerini değil de bizim sunduklarımızı satmaya çalışıyorsak, müşterilerimizin gözündeki yerimizi günbegün kaybetmemiz işten bile değil.
Günümüzün teknolojik imkânlar, müşterilerimizi birey olarak tanımaya, onların profil bilgilerini ve tercihlerini saklamaya, bu bilgiler ışığında pazarlama ve satış yapmaya olanak sağlıyor. Yeter ki bu yola nasıl çıkacağımızı bilelim, ön hazırlıklarımızı doğru yapalım, en etkin teknolojiyi doğru kişilerle kuralım.  www.PazarlamaProjeleri.com

Benzer yazıları www.PazarlamaProjeleri.com adresinden inceleyebilir. Facebook sayfasından (Like) yazılarımız yayınlanırken anında haberdar olabilir http://www.facebook.com/pages/pazarlamaprojelericom/199721040046066 Bizleri  twitter.com/marketing_ist adresinden takip edebilirsiniz. 

FARKLI BAKMAK, FARK YARATMAK, FARKI GÖRMEK, FARKI GÖSTERMEK



Bilginin bir zenginlik olduğu tartışılmaz. Kavranmayan, kişiye fazla gelen bilginin, bir engel olabileceği, her şeyi daha önce yaşadıklarımız çerçevesinde yorumladığımız zaman, yol gösterici olmak bir yana, bizi sınırladığını fark edemeyiz. Bilgilerimiz geçmiş deneylerimize dayanır ama hiçbir şey bir öncekinin tekrarı değildir. Sözkonusu sıradanlık, devamlı büyüyerek, etrafımızda bir algı karmaşası oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz yüzyılda, mal ve hizmetlerini satmaya çalışan firmalar, çok kısa bir süre içerisinde, sıradan bir fikri, farklı olarak tüketiciye sunarak, talepleri artırma yarışında bir önceki reklama göre daha farklı olma yarışına giriyorlar. Bu koşullar, farklı bir bakış açısı getiriyor.

Rekabet gücünün ana unsuru “fark yaratmak“tır. Fark yaratmak ise , kısaca, herkes gibi yapmamakla mümkün. Eğer bir fark yaratmak istiyorsanız bunu diğerlerinin yaptığından çok az daha iyisini yaparak yapamazsınız. Yaratıcılık ön planda olmalı. Yaratıcılık için, önce bu farkları anlamak, rakiplerinizi farklı bir bakış açısı ile görmek gerekiyor.
Pazarlamada, “farkı görmek”den çok “farkı göstermek” daha önemlidir. Tüketicileriniz ile, onların dikkatlerinin en dağınık olduğu zamanda karşılaşabilir ve o zor algılanabilecek zamanda, mesajınızı maksimum etkiyi oluşturabilecek yalınlıkta sunabilirsiniz.
Pazarlamada fark yaratmak için çözmeniz gereken denklem, basit, anlaşılır, etkili, yalın, güvenilir mesajı, en kısa zamanda, hedef kitlenize, güvendiği yol ve/veya medya ile tam dozunda verebilmek için en uygun alternatifleri, en kısa zamanda bulup, en etkin şekilde kullanabilmenizdir.

14 Kasım 2011 Pazartesi

REKLAM NASIL HAZIRLANIR?


Reklam  üretim sürecinin dokuz ana basamağı vardır:
1. Ürün Analizi – Hedef Müşteri Kitlesi, SES grupları,fiyat avantaşları, kalitesi ve hedef müşteriyi ikna edecek güçlü yönleri, kaçınılması gereken zayıf yönleri, fiyatlandırma
2. Ürün segmenti için kullanılması gerken mecralar – Medya Planı ve bütçesinin belirleyici unsurları olan, Sosyo ekonomik statü SES gruplarına göre, hedef kitlenin etkilendiği mecarlar. Ulusal gazeteler, yerel gazeteler,dergiler, radyo, televizyon kanalları, internet reklam medya ve  kanallarının seçimleri.
İnternet Medyasını biraz açıklamak gerekir.  Teknolojinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan en önemli mecralardan biride büyük bir hızla gelişen ve reklam pazarından aldığı payı yükselten Internettir. Internet reklamlarını geleneksel mecralardaki reklamlardan ayıran en önemli özellikler arasında interaktif oluşu, kişiye özel olabilirliği ve ölçülebilirliği sayılabilir. Internet, reklam verene, reklam faaliyetinin sonuçlarını ölçümleyebilme; kaç kişiye ne zaman ve ne sıklıkta ulaşıldığı, hedef kitlenin beklentileri ve Internet alışkanlıkları gibi geleneksel reklam mecraları aracılığıyla erişilmesi zor bilgilere daha hızlı ve az maliyetle ulaşabilme imkanı sağlamaktadır.  Banner Reklamları, ( Reklamverenler tarafından, İnternet medyasına reklam vererirken öncelikli tercih olan, Banner reklamalr, Ölçümlenmesinin kolay olması ve kısa sürede satış arttırmak amacı gütmesi açısından tercih edilmektedirler), Pay Per Click (Google Adwords, medyanet, adtech), İzinl Pazarlama E-Mail Reklamları (euromessage), Pop up Reklamları, (sayfalar ya da siteler arasında geçiş yaparken karşısına çıkan tam sayfa reklamlarıdır) Affilliate pazarlama networkleri ( Satış Ortaklığı) (http://www.google.com/ads/affiliatenetwork/) veya (http://www.adtriplex.com/), İçerik Sponsorlukları (Satış mesajlarını doğrudan aktarmak yerine ürün özellikleriyle tüketici arasında bağ kurarak markayı tanıtma amaçlı ile Reklam veren belli bir süre için internette, hedef kitlesi tarafından tercih edilen belli bir alanı satın alır. Bu alanda ürün ya da hizmetini tanıtmak, hedef kitlesine istenilen mesajı aktarmada özel kurgulanmış içerikleri yayınlar) ve Gösterim başına reklam (ppm), (Tıklama Başına Ödeme esaslı reklam seçeneği.)
3. Reklam bütçesi – Reklam filimi produksiyon bütçesi ve Planlanan Satış gelirlerinin yüzdesi yöntemine veya Rakiplerin medya bütçesi ve spot adetinde göre, hedef müşteri kitlesine ulaşmada uyguladığı harcamaları esas alma yöntemine göre bir bütçe ayrılmalıdır.
4. Konkur Süreci – (Fransızca “concours” yarışma anlamı geliyor. ABD’de ise “pitch” deniyor bu sürece) ajans tanım, çözüm, planlama ve proje aşamaları içerir.Konkur sürecine katılan reklam ajansları, Pazarlama trendleri ve ürünün nasıl satılacağından uzak ise bu aşama, reklam flimini talep eden firma ile Ajans arasında en çok problemin yaşanacağı aşamadır.
5. Reklam ajansı ile çalışmaya başlanması: Reklam filmi yapım süreci, müşteri ve reklâm ajansının bütçe ve takvim onayıyla başlar; çekim öncesi (pre-production), çekim ve çekim sonrası (post-production) olmak üzere üç ana etapta oluşur. Filmin formatına bütçeyi oluşturulurken karar verilir.
6. Senaryo geliştirim – Senaryo üzerinde daha detaylı çalışabilmek için yazılır ya da taslak haline getirilir.
7. Üretim öncesi – Filmin çekimi için hazırlıklar tamamlanır. Cast seçimi, oyuncular ve çekim ekibi işe getirilir. Mekanlar seçilir. Setler kurulur.
8. Üretim – Filmi bitirmek için gereken ham elementler çekilir. 35 mm. veya 16 mm. çekilen film, laboratuarda yıkanır ve telesineye girer. Telesineden çıkan görüntü, istenilen formata transfer edilir. (Türkiyede tercih edilen format, digital betacam’dır)
9. Üretim sonrası – Görüntü kurgulanır, diyaloglar kurgulanır, müzikler (Jinglelar bestelenir, çalınır, kaydedilir, kiralnır veya satınalınır) diğer ses efektleri tasarlanır, kaydedilir, bilgisayar efektleri dijital ortamda eklenir, daha sonra sesler ayrı kanallarda kurgulanarak son haline getirilip görüntü ile birleştirilir. Bu aşamadan sonra görüntü, offline kurguya girer. Film, PAL, HD veya RED formatlarında çekildiyse, yıkama ve telesine yapmaksızın montaja hazırdır. Kurgunun yapıldığı, Avid, Final Cut gibi programlar, non-lineer kurgu sistemleri olarak adlandırılır. Filme eklenecek 2D/ 3D animasyonlarla birlikte off-line kurgu, müşteriye onay için sunulur. Müşteri onayıyla birlikte online kurguya gidilir. ( Film, yayına girmeden önce bitmiş haline getirecek işlemlerin tamamlanır.) Bu aşamadan sonra, film tamamlanmış olur.

Benzer yazıları,  www.PazarlamaProjeleri.com adresinden inceleyebilir. Facebook sayfasından (Like) yazılarımız yayınlanırken anında haberdar olabilir http://www.facebook.com/pages/pazarlamaprojelericom/199721040046066 Bizleri  twitter.com/marketing_ist adresinden takip edebilirsiniz. 

10 Kasım 2011 Perşembe

İşletmelerde Aptal Puma Sendromu


Bazı şirketler doğru büyüyor ve kazanıyor, bazıları ise kaybediyor. Kazanan ve işletmelerin birbirinden çok farklı ve zıt özellikleri var. "yeni ekonomi" kavramı ile ifade edilen sistemler bilgiye, yaratıcılığa ve sorumluluk alma davranışına gereksinim duyuyor. Ana ticaret konularına fokus olmayan ve belirleyici konuların dışında, farklı farklı çalışmalar yapan şirketler, sonuç almakta zorlanıyorlar.
Halen hedef müşteriler segmentlerini bilmeyen işletmeler var. Müşterileri kimler?, Ürün ve hizmetlerini satınalan hedef müşterilerinin diğer ihtiyaçları nedir? Rakipleri kim? İşletme sahiplerinin çoğu her sabah işyerini açmanın maliyetini bilmiyor. Neden İş sahipleri, vakitlerinin çoğunu, diğer elemanlarının yapabileceği, günlük rutin işlerle geçiriyor. Doğru hedefe yönlenen işletmeler, doğru bir yönetimle, müşteri segmentlerini ve hedef pazarlarını tespit etmeyi öğrendiklerinde ise satışlarını arttırıyor, daha az çabayla daha fazla ciro elde edebiliyorlar.
Doğada avını yakalamak için bu hesabı yapan tek hayvan var. Puma. Bir puma avının peşinden ne kadar koşar? İşte ormanların vahşi avcısını uygarlıkların kurucusu insan'a örnek yapacak olanda pumanın bu özelliğidir. Puma avının peşinden sürdürdüğü "ölüm koşusunu" her zaman avının cüssesine göre ayarlar.
Pumanın bir avda kullanabileceği sınırlı bir enerjisi vardır. Bunu çok iyi ayarlar. Yani bir ceylan ele geçirmek için koştuğu süre ile, bir tavşanın peşinden geçirdiği süre asla aynı değildir. Çünkü puma akıllı bir hayvandır ve koşarken harcadığı enerji miktarı, avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı anda puma koşmaktan vazgeçer. Yenilgiyi kabul edip başka av arar. Bu nedenle ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden çok daha az koşar.
İş hayatında da “puma” örnek alınır ve az kazanç peşinde çok emek para ve zaman kaybedilmesi de “aptal puma sendromu” diye adlandırılır. İş hayatında, Başarı, pumalıktan, yani harcanan emek, ulaşılan sonuç ilişkisindeki dengeyi iyi saptamaktan geçiyor.
-------------------------
Benzer yazıları www.PazarlamaProjeleri.com adresinden inceleyebilir. Facebook sayfasından (Like) yazılarımız yayınlanırken anında haberdar olabilir http://www.facebook.com/pages/pazarlamaprojelericom/199721040046066 Bizleri  twitter.com/marketing_ist adresinden takip edebilirsiniz.